(818 S. K. m. 47)
Davacı H. Bayram vekili Avukat S. Pınar tarafından, davalılar A. Aydoğmuşlu ve diğerleri aleyhine 27.2.1998 gününde verilen dilekçe ile trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece maddi tazminat istemine ilişkin dava işlemden kaldırılarak manevi tazminat isteminin kabulüne dair verilen 26.4.2001 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davalı A. Aydoğmuşlu vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 22.1.2002 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı A. Aydoğmuşlu vekili gelmedi, karşı taraftan davacı vekili Avukat S. Pınar geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralama nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kabul edilmiş, karar davalılardan A. Aydoğmuşlu vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin trafik kazası sonucu omuz kemiğinin ve sol köprücük kemiğinin kırıldığını, sağ ayak ve baldırda sekiz tane çatlak oluştuğunu, beyindeki hücrelerin silinmiş ve okuyup yazma fonksiyonlarının kaybolduğunu, tedavisinin devam ettiğini, çalışamaz durumda olduğunu belirtmiştir.
Yerel mahkemece, davacının yaralanması ile ilgili herhangi bir rapor alınmamış, ceza dosyasındaki dava tarihinden önce düzenlenen Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalından alınan raporda davacının 90 gün iş ve gücünden kalacağı, hayati tehlikeye maruz kaldığına ilişkin rapor dikkate alınarak karar verilmiştir.
Manevi tazminat, bozulan manevi ruh düzenini tekrar eski hale getirecek tutarda bir para ödenmesidir. Bu nedenle zarar ile ödenecek para arasında uygun bir orantı bulunması gerekir. Özellikle duyulan elem ve ızdırabın derecesi, haksız eylem ile meydana gelen sonucun ağırlığı manevi tazminatın takdirinde gözönünde tutulması gereken unsurlardandır.
Dava konusu olayda davacının yaralanma derecesi (zarar) tam olarak belirlenmemiştir. Dava, yerel mahkemece karara dayanak yapılan ceza dosyasındaki 16.4.1997 tarihli rapordan sonra 27.2.1998 tarihinde açılmış ve davacı dava tarihinde tedavisinin devam ettiğini çalışamaz durumda olduğunu belirtmiştir. Kaldı ki, ceza dosyasındaki raporda da uzuv zaafı ve uzuv tatili açısından 12 ay sonra yapılacak muayene sonucu mütalaada bulunulabileceği açıklanmıştır.
Şu durumda mahkemece yapılacak iş, davacının yaralanma derecesinin bu bağlamda daimi işgücü kaybı olup olmadığının belirlenmesi için rapor alındıktan sonra, manevi tazminat konusunda bir karar vermekten ibarettir. Bu yön gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 22.1.2002 gününde oyçokluğuyla karar verildi. (¤¤)
KARŞI OY AÇIKLAMASI
Davacı, davalıların hukuka aykırı eylemleri sonucu yaralanmasından dolayı bir milyar maddi, üç milyar manevi tazminat isteminde bulunmuş, maddi tazminat istemini ileriye bırakmıştır.
Mahkemece, 2.250.000.000 TL. manevi tazminata hükmetmiştir. Davalının temyizi üzerine karar, davacının yaralanması ile ilgili rapor alınmadığı gerekçesi ile bozulmuştur. Bozma nedenine katılamıyoruz. Şöyle ki;
Davacının 27.2.1997 tarihinde meydana gelen trafik kozası sonucu vücudunun pek çok yerinde kırıklar oluştuğu, yaşamını tehlikeye soktuğu, bu yaralanma ve kırıkların 90 gün iş ve gücüne engel teşkil ettiği. Adli Tıp Kurumunun 16.4.1997 günlü raporunda belirtilmiş ve ayrıca daimi iş gücü kaybı için ise, 12 ay sonra yeniden muayene edilmesi gerektiği açıklanmıştır. Ceza mahkemesi bu rapora göre davalı A. Aydoğmuşlu'nun hükümlülüğüne de karar verilmiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacı eldeki bu dava ile yaralandığını, halen tedavi de gördüğünü, memuriyet mesleğini de sürdüremediğini, bu kaza nedeniyle manevi tazminat istemiştir. Mahkemede, raporu, ceza mahkemesi kararını diğer kanıtlan değerlendirerek istemin altında manevi tazminata karar vermiştir. Davacının manevi tazminat isteği, doğal olarak yaralanması, bundan dolayı dava tarihine kadar çektiği acıların karşılığı olarak kabul edilmelidir. Tedavinin uzaması, davacının daha ağır sonuçlarla karşılanması halinde, gelişen bir durumun olması nedeniyle ayrıca manevi tazminat isteyebileceği kabul edilmek gerekir.
Mahkemede, dava tarihine kadar davacının karşılaştığı ve oluşan sonuç itibariyle manevi tazminata hükmetmiştir. Ayrıca, davacının tedavisini sonuçlandıran bir sonuç raporu beklenmesi gerekmemektedir. Mahkemede mevcut ve var olan duruma göre miktarı takdir etmiştir. Karar doğrudur. Onanması gerekir. Bu nedenle bozma kararına katılamıyoruz. 22.1.2002
Full & Egal Universal Law Academy