(818 S. K. m. 41, 60)
Taraflar arasındaki haksız eylemden doğan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 18/6/2001 gün ve 2001/6052-2001/6455 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK'nun 440-442. maddeleri uyarınca hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Temyiz ilamında bildirilen gerektirici nedenler karşısında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun değişik 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiç birine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin reddine ve aynı kanunun 442/3. ve TCK.nun 24. maddesi gereğince 35.591.400 lira para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine 25.10.2001 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY AÇIKLAMASI
Davacı 27.6.1991 günlü dava dilekçesinde davalının haksız eylemi sonucu ağır yaralandığını, birden çok beyin ameliyatı geçirdiğini, ancak henüz düzelemediğini belirterek, daimi işgücü kaybı oranının belirlenmesini ve fazlaya ilişkin haklan saklı kalmak koşulu ile şimdilik 10 milyon lira maddi tazminat isteminde bulunmuştur. Bu davaya devam edildiği aşamada ve davacının da istemi gözetilerek 20.2.1996 tarihinde Adli Tıp Kurumundan rapor istemiştir. Adli Tıp Kurumu 22.5.1996 günlü yazı ile mağdurun yeni çekilecek kafa grafisinin gönderilmesi için istemi geri çevirmiştir. Bunun üzerine mahkemece eksiklikler tamamlanmış ve 23.10.1996 tarihli ikinci yazı ile davacının daimi iş gücü kaybını belirleyen raporun verilmesi için ikinci bir yazı yazılmıştır. Adli Tıp Kurumunca düzenlenen 31.1.1997 günlü raporda, kişinin yaralanmasının yaşamını tehlikeye soktuğu ve %32 oranında kalıcı iş gücü kaybı bulunduğu belirtilmiştir.
Dosya, bunun üzerine, davacının kalıcı işgücü kaybından dolayı meydana gelmiş olan zararının belirlenmesi için bilirkişiye verilmiştir. Bilirkişi davacıya ait olan zararı 19.5.1997 günlü raporla bildirilmesi üzerine davacı 18.6.1997 tarihinde eldeki işbu davayı açmış ve bu dava daha önce devam etmekte olan dava ile birleştirilmiştir.
Görüldüğü üzere, davacı açılan ilk davada birden fazla beyin ameliyatı geçirdiğini ve halende iyileşmediğini iddia etmiş ve ayrıca iş gücü kaybı oranının da belirlenmesini istemiştir. Dosyada, davacının 1991 yılından önce bir ameliyat geçirdiğine ilişkin rapor var ise de, bunun dışında ameliyat edilip edilmediği halen iyileşip iyileşmediği incelenmediği gibi, Adli Tıp Kurumu da son raporu vermeden önce, önceki grafilerle yetinmeyip yeni grafi istemiştir. Bu durum da olayda gelişen bu yönün bulunduğu varsayımını güçlendirmektedir. Kaldı ki davacı kalıcı işgücü kaybını, Adli Tıp Kurumunun rapor tarihi ile öğrenmiştir. Bundan sonrada bir yıl içinde eldeki davayı açmıştır. Bu nedenle de olayda gelişen durumun var olduğu ve olayın özelliği itibariyle davanın zamanaşımına uğramadığı, bu nedenle de davacının karar düzeltme isteminin kabul edilmesi ve kararın onanması gerektiği düşüncesi ile çoğunluğun vardığı sonuca katılamıyorum. 25.10.2001
Full & Egal Universal Law Academy