(818 S. K. m. 42, 47) (765 S. K. m. 111)
Dava: Davacı C.D. Esirgen vekili Avukat E. Dokuz tarafından, davalı L.S. Önbilgin ve diğerleri aleyhine 10.6.1998 gününde verilen dilekçe ile maddi manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 22.5.2001 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalılardan H. Bingül'e yönelen tüm temyiz itirazları ile öteki davalılara yönelen tüm temyiz itirazları ile öteki davalılara yönelen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- H. Bingül dışındaki davalılara yönelen öteki temyiz itirazına gelince;
a) Dava, haksız eylem nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Ceza Mahkemesince, davacının yaralanması nedeniyle davalılardan L.S. Önbilgin ve H. Olcabey'in cezalandırıldıkları anlaşılmaktadır. BK.nun 47. maddesi gereğince cismani zarara uğrayan davacının manevi tazminat isteme hakkı olduğu hüküm altına alınmıştır. Yerel mahkemece manevi tazminat isteminin reddine gerekçe olarak gösterilen ağır tahrik hali, tek başına tazminatın tümden reddini değil, takdir edilecek miktarı etkileyen bir olgudur. Şu durum karşısında davacı yararına, onu cismani zarara uğratan davalılar aleyhine uygun miktarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken bu kalem isteğin tamamen reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
b) Davacı, davalıların kasıtlı olarak arabasına zarar verdiklerini belirterek maddi tazminat isteminde de bulunmuştur. Ceza dosyası içeriğinden olay yerinde cam kırıkları bulunduğunun belirlendiği, oto camının kırılması nedeniyle ızrar suçundan kamu davası açıldığı, şikayet yokluğu nedeniyle bu suça ilişkin davanın düşürülmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacı, zarara ilişkin olarak bazı faturalar ibraz etmiştir. Davacının hazırlık soruşturması sırasında ızrar suçu nedeniyle şikayetçi olup olmaması ceza kovuşturması ile ilgilidir. Şikayetçi olmadığına ilişkin beyanı, tazminat davası açma hakkından vazgeçtiği anlamında yorumlanamaz. Kaldı ki davacının ceza davası sırasında şikayeti de bulunduğuna göre TCK.nun 111. maddesinde belirtilen şahsi davadan vazgeçme durumu da olayda gerçekleşmemiştir. Şu durum karşısında araç hasarına ilişkin dava bölümü yönünden, ceza kovuşturması sırasında belirlenen hasarlar ve davacının sunduğu faturalar incelenip değerlendirilerek zarar kapsamının belirlenmesi ve varsa zarardan hangi davalı veya davalıların sorumlu bulunduğu da gözetilerek varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yerel mahkemece davacının hazırlık soruşturması sırasındaki beyanı gerekçe gösterilerek bu kalem isteğin reddedilmesi bozma nedenidir.
c) Davacı, yaralanması nedeniyle tedavi gideri isteminde bulunmuş olup, 29.4.1998 tarihli reçete bedeline ilişkin belge sunmuştur. Yerel mahkemece bu dava bölümü, davacının esnaf olması ve tedavi giderinin Bağ-Kur tarafından karşılanacağı gerekçesiyle reddedilmiştir. Ceza dosyası içeriğinden davacının yaralanmış olduğu anlaşılmaktadır. Belgesiz bile olsa, yaralanma derecesi ve tedavi belgeleri incelenerek doktor bilirkişi tarafından yapılması mümkün tedavi gideri miktarı belirlenebileceği gibi BK.nun 42. maddesi gözetilerek tedavi giderinin mahkemece takdir edilmesi de olanaklıdır. Davacının tedavi gideri yönünden gerçekleşen zararının açıklanan şekilde belirlenmesi ve Bağ-Kur tarafından bir tedavi yardımı yapılıp yapılmadığının araştırılmasından sonra varsa bu ödemede gözetilerek ve tahrik nedeniyle davacının bölüşük kusuru oranında indirim yapılarak bu kalem istek yönünden bir karar verilmesi gerekirken, yerel mahkemece tedavi giderlerinin Bağ-Kur tarafından karşılanmış olabileceği varsayımı ile isteğin reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın (2/a,b,c) sayılı bentlerde gösterilen nedenlerle davalılardan L.S. Önbilgin, A. Olcabey, H. Olcabey ve İ. Olcabey aleyhine BOZULMASINA, bu davalılara yönelen öteki temyiz itirazları ile davalı H. Bingül'e yönelen tüm temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddiyle davalı H. Bingül hakkındaki dava bölümünün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 28.1.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy