(818 S. K. m. 41, 44, 46, 47)
Dava: Davacı Faruk G. vekili Avukat Zeki Yücel tarafından, davalı Mehmet G. aleyhine 15/10/1998 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle yaralanmadan maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; maddi tazminat isteminin kısman kabulüne, manevi tazminat isteminin aynen kabulüne dair verilen 10/12/2001 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili Avukat Ahmet Hasırcı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dava, etkili eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Olay nedeniyle davalı hakkında açılan kamu davasında verilen 24.9.1998 tarihli kararın Yargıtay 4. Ceza Dairesince bozulması üzerine verilen 23.3.2000 tarihli kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile haksız tahrik bulunduğu benimsenerek davalının cezalandırıldığı anlaşılmıştır. Eldeki davanın 15.10.1998 tarihinde açıldığı ve dava dilekçesindeki açıklamalardan da haksız tahrik durumu gözetilmeksizin tazminat istendiği görünmektedir. Dava dilekçesinde istenilen 135.000.000 lira geçici işgörmezlik tazminatı yönünden hüküm kurulurken davanın açılmasından sonra verilen ve kesinleşen ceza mahkemesi kararındaki haksız tahrikin bulunduğuna ilişkin bağlayıcı yön gözetilerek istenilen tazminat miktarından davacının müterafik kusuru oranında indirim yapılmak suretiyle geçici iş göremezlik tazminatına hükmolunması gerekirken yerel mahkemece bu kalem istek yönünden davacının gerçek zararı belirlenip tahrik nedeniyle indirim yapılmaksızın sonuçta istenen 135.000.000 lira tazminata aynen hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2- Geçici işgörmezlik tazminatı, etkili eylem nedeniyle çalışamamaktan kaynaklanan zarar niteliğindedir. Diğer bir ifade ile davacı çalışamadığı gün sayısı itibarıyla uğradığı zararı istemektedir. Davada istenilen ve mahkemece de hükmedilen iş yaptırma ücreti de geçici işgörmezlik tazminatı içinde dahildir. Çiftçi olduğu anlaşılan davacının çalışamadığı günlerle ilgili olarak geçici işgörmezlik tazminatına hükmedilmesi yanında davacının çiftçilik işlerine yardımcı oldukları belirtilen kişilere ödediği iş yaptırma ücretinin de mahkemece hüküm altına alınması doğru görülmemiştir. Hem geçici işgörmezlik tazminatının hem de kendisinin yerine çalıştırılan kişilere ödenen ücretin birlikte istenmesi mümkün olmadığından iş yaptırma ücreti olarak istenen tazminata ilişkin dava bölümünün reddedilmesi gerekirken mahkemece bu kalem isteğe de hükmolunması bozmayı gerektirmiştir.
3- Dava dilekçesinde haksız tahrik durumu gözetilmeksizin manevi tazminat istenmiş olmasına, yargılama sırasında kesinleşen ceza mahkemesi kararı gereğince olayda haksız tahrik bulunduğunun anlaşılmasına göre istenilen manevi tazminat miktarından matematiksel oranda olmamak üzere haksız tahrik nedeniyle takdiren uygun miktarda indirim yapılması gerekirken mahkemece manevi tazminat isteminin aynen hüküm altına alınması ayrıca bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 10.6.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy