(743 S. K. m. 24, 24/A)
Davacı Şevki Yılmaz vekili Avukat Osman Kıdık ve Avukat Zeyit Aslan tarafından, davalı Posta Gazetesi Simge Yayıncılık AŞ. adına sahibi Mehmet Ali Yalçındağ vd. aleyhine 31.10.1997 gününde verilen dilekçe ile basın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 14.12.2001 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA 19.06.2002 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Haber, makale, yorum, karikatür vs. yoluyla yapılacak yayınların hukuka uygun olup olmadığında belirgin hale gelmiş unsurlar 4 ana noktada toplanmaktadır. Yayının gerçeği yansıtması, güncel konu hakkında olması, kamu yararı ve toplumsal ilgi amacı ile yapılması ve yapılış biçimi itibariyle de konu ile ifade arasında uygun dengenin kurulmuş olması hallerinde hukuka uygunluktan söz edilir. Bu unsurların birini bile taşımayan yayın kişilik haklarına aykırılık sonucunu doğurur. Somut olayda sair unsurların uygunluğu tartışma konusu değilse de, yayının yapılış biçiminde ölçünün kaçırılmış olup olmadığı hususunda görüş birliği bulunmamaktadır.
Davacının; kişilere, müesseselere ve toplumun evrensel değer yargılarına çok ağır biçimde saldırdığı, bu bakımdan olabilen en ağır eleştiriyi hak ettiği konusunda duraksama yoktur. Ancak; eleştiri kişiyi değil kişinin söz ve davranışlarını hedef almalı, kişilik haklarına saldırı derecesine varmamalı, özellikle hakarete hakaretle karşılık verilmemelidir. Bir kişinin işlediği bir suç nedeniyle kesinleşmiş mahkumiyeti bile olsa, o kişiye, o suçu anımsatan kelimelerin gereksiz yere kullanılması halinde kişilik hakkının ihlal edilmesinden söz edilir. İki kişinin tartışmasında, hırsızlıktan sabıkası olan tarafa, tartıştığı kişinin hırsız demesi halinde hakaret edilmiş olduğu kabul edilir.
Davacının yayına sebebiyet vermesinin hukuka aykırılığı tamamen ortadan kaldırıp kaldırmadığı meselesine gelince: Bazı durumlarda, davacının veya üçüncü kişinin olaydaki durumunun illiyet bağını kestiği, hukuka aykırılığı ortadan kaldırdığı kabul edilmekte ise de, eldeki davada özellikle davacıya hakaret edilmiş olması nedeniyle hukuka aykırılığın tamamen ortadan kalktığını kabul etmek mümkün değildir. Medeni Kanun'un 24/a ve Borçlar Kanunu'nun 49 ve 44. maddeleri hükümlerini değerlendirecek hakim bu meselede hukuka aykırılığı tespit ettikten sonra, uygulayacağı yaptırımın ne olması gerektiğinde davacının olaydaki durumunu değerlendirmeli, hukuka aykırılığın tespiti ile yetinmek, kınama, başka bir tazmin türü, tazminat belirlenecekse para olarak miktarının az tutulması gibi tercihlerden birini kararında belirlemelidir.
Davacının olaya sebebiyet vermiş olmasının hukuka aykırılığı tamamen ortadan kaldırdığı şeklindeki mahkeme görüşünü uygun bulmadığımdan onama kararına katılamıyorum. 19.6.2002 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy