(1086 S. K. m. 76) (2004 S. K. m. 277, 278, 279, 280, 281, 282, 283) (818 S. K. m. 18)
Dava: Davacı Akbank AŞ Genel Müdürlüğü vekili Avukat Mehmet Akgün tarafından davalı Hasan Faysal Bal ve diğerleri aleyhine 4/4/2001 gününde verilen dilekçe ile muvazaalı taşınmaz satışlarının iptalinin istenmesi üzerine yapılan mahkemece yargılama sonunda davanın reddine dair verilen 25/6/2001 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Davacı, görevli banka personeli ile birlikte gerçekleştirdikleri usulsüz işlemlerle banka zararına neden olan davalılar Hasan Faysal Bal, Süleyman Şahbal ve Mehmet Şahbalın bankaya olan borçlarını ödememek için sahibi oldukları taşınmazları diğer davalılara devrettikleri iddialarıyla muvazaaya dayalı bu devirlerin iptalini istemiştir. Mahkemece davalılar hakkında aciz belgesi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ve karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK'nun 76. maddesi uyarınca olayın hukuki nitelendirmesi ve uygulanması gereken yasa maddesinin tayini hâkimin görevidir. Davacı her ne kadar İİK'nun 277 vd maddelerini dayanak göstererek talepte bulunmuşsa da dava BK'nun 18. maddelerinden kaynaklanmaktadır. Davacının bu davadaki amacı gerçekleşecek tazminat alacağını tahsil edebilmek için davalılar arasındaki hukuki işlemin kendisi yönünden geçersizliğini sağlamaktır. Davaya konu satışların muvazaalı yapıldığı kanıtlandığı takdirde bu satışlara konu mallardan alacağını tahsil için yararlanabilecektir. Davacının bu hakkı ayni değil şahsi bir hak doğurur. Bu nedenle muvazaanın ispatı halinde tapunun iptaline değil (olayda kıyasen uygulanması gereken İİK'nun 283/1 maddesi uyarınca) iptal ve tescil olmaksızın davacının alacağını tahsil için bu taşınmazlarında haciz ve satışını isteyebileceğine karar verilmelidir. Bu nedenle davalılar arasındaki satışlarda muvazaa olup olmadığı yönünde tarafların göstereceği tüm deliller toplanarak incelenmeli ve ondan sonra varılacak uygun sonuca göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yön üzerinde durulmadan eksik araştırma sonucu aciz belgesi yokluğu nedeniyle ve İİK'nun 277. maddesine dayalı yanlış tavsif sonucu davanın reddine karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 20.06.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy