(818 S. K. m. 49)
Dava: Davacı M. Fatih Tezcan tarafından, davalılar Müfit Seymen ve İsmail Seymen aleyhine 26.4.2001 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarına saldırılması nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 13.2.2002 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Dava, kişilik haklarına saldırılması nedeniyle uğranılan zararın ödettirilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kısmen kabul edilmiş, karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Hakim olan davacı, Mut Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1999/103-319 sayılı satışın iptali dosyasında kendisinin davacı, davalıların ise o dosya davalısı Zekeriya Doğan'ın vekilleri olduğunu, davanın kabulle sonuçlanıp 15. Hukuk Dairesince onandığını, davalı vekillerin bu onama kararına karşı 2.4.2001 tarihli hazırladıkları karar düzeltme dilekçesi ile kendisinin küçük düşürülüp dürüst olmadığının gösterilmeye çalışıldığını, savunma hakkı sınırlarının aşılarak kişilik hakkına saldırıda bulunulduğunu belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Mahkemece; davalıların karar düzeltme dilekçesinde, davacının aleyhine icra takibi yaptığı ve adı birçok dolandırıcılık olayına karışan ve herkesçe dürüstlüğünden şüphe edilen bir kişi ile danışıklı olarak işlem yaptığı, bu işlemi yaparken hakimlik mesleğini kullandığı da açıkça belirtilmek suretiyle savunma sınırları aşıldığından, bu ifadelerle davacının kişilik haklarına saldırıldığı kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava dosyası içeriğine göre dava konusu olan dilekçede, davacı için kullanılan sözlerin ve nitelendirmelerin davacının eyleminden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Nitekim bu konularla ilgili olarak davacının Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'na şikayet edildiği, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'ne sunulmak üzere Gümüşhane Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından davacının "memuriyet nüfuzunu suistimal ederek gerçeğe aykırı belge tanzim etmeye azmettirmek" eyleminden hakkında soruşturma açılması yönünde fezleke düzenlediği, her ne kadar davacı hakkında bu nedenle kamu davası açılıp açılmadığı anlaşılamamakta ise de Hakimler ve Savcılar Yüksek kurulunca soruşturma açıldığı bellidir. Kaldı ki dava konusu edilen davalılara ait karar düzeltme dilekçesinin savunma sınırları içinde değerlendirilmesi gereken nitelendirmeleri içerdiği görülmektedir. Şu durumda savunma sınırları içinde kalan dilekçe nedeniyle davacının kişilik haklarına hukuka aykırı olarak saldırıda bulunulduğunu kabul etme imkanı bulunmadığından davacının davasının reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile kısmen kabul yönünde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davalılar yaranına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 26.09.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy