(1086 S. K. m. 221)
Dava: Davacı İstanbul Valiliği vekili Avukat Zehra Gönül Yamaç tarafından, davalılar İlhan Çuhacı ve Mehmet Acar aleyhine 27.9.1999 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 9.11.2001 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, izinsiz kum alımı nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Davacı İl Özel İdaresi adına İstanbul Valiliği, ihbar üzerine Karadeniz'de yapılan kontrollerde davalı İlhan Çulhacı'ya ait diğer davalı Mehmet Acar'ın kaptanı olduğu Çuhadar adlı kum kosteri tarafından denizden yasak bölgeden kum alınması nedeniyle uğranılan zararın ödetilmesi istenilmiş yerel mahkemece davanın kısmen kabulü yönünde hüküm kurulmuştur. Konunun düzenlenmesini öngören 13.12.1983 tarih 178 sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamesinin 13. maddesinin 20.8.1993 tarih 516 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değiştirilmesi sonrasında değinilen maddenin ( 6 ) fıkrasında "devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin gerekli görülen hallerde kiraya verilmesi, mülkiyetten gayri ayni hak tesisi, ormanlar ve devletin hüküm ve tasarrufu altındaki diğer yerler ile Devletin Özel Mülkiyetindeki yerlerde bulunan su ürünleri üretim yerleri, kaynak suları ve taş, kum, çakıl ve toprak ocaklarının kiraya verilmesi, gibi işlemlerin yapılması Milli Emlak Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmış, bu kanun hükmünde kararnamenin Anayasa mahkemesinin 25.11.1993 tarih 1993/47-49 sayılı kararı ile iptal edilmesi üzerine verilen altı aylık süre içerisinde 16.6.1994 tarih 4004 Sayılı Kanuna dayanılarak çıkarılan 19.6.1994 tarih 543 sayılı Kanun Hükmünde kararname ile aynı madde hükmü yeniden kabul edilmiştir.Anılan Kanun Hükmündeki Kararnamelerde Taşocakları Nizamnamesi ile 6664 sayılı Kanunun ilgili hükümlerinin değiştirildiğine veya ortadan kaldırıldığına ilişkin bir açıklık yoksa da gerek bu Kanun Hükmündeki Kararnamelerin açık hükümleri gerekse dayanaklarını oluşturan yetki kanunlarının kabul edilmesindeki amaç göz önünde tutulduğunda, kararnamede nitelikleri belirtilen ( ki bunların içinde kum ocakları da yer almaktadır ) yerlerin kiralaması ve buna bağlı ilgili yasal işlemlerin yapılmasından Milli Emlak Genel Müdürlüğünün görevli ve yetkili olduğu sonucuna varmak gerekir. Şu durumda Özel İdarenin ve bu bağlamda Valiliğin bu tür yerler üzerinde bir hakkı bulunmadığından dava açma hakkından söz edilemez.Açıklanan yasal düzenlemeler itibariyle davacının dava açmakta aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gözetilerek davanın aktif husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken işin esası incelenerek hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın açıklanan nedenlerle BOZULMASINA bozma nedenine göre tarafların öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelemesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 24.10.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy