(1086 S.K. m.194,409)
Dava: Davacı Nusret G. ( kendisine asaleten, Pınar ve Pelin'e velayeten ) ve Zeynep G. vekili Avukat Hatice Temizkan tarafından, davalı İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü ve diğerleri aleyhine 24/3/1999-23/2/2001 ve 4/3/2002 gününde verilen dilekçeler ile trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın dava, ek dava ve ıslah yoluyla istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 10/4/2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, özellikle bir davada dosyanın işlemden kaldırılması tarihinden itibaren üç ay içinde davanın yenilenmemesi halinde karar verilmemiş olsa dahi davanın açılmamış sayılması sonucunu doğurmuş bulunmasına, somut olayda bu süreninde geçmiş olmasına göre, böylece derdestlik itirazı yerinde bulunmadığından ve yerel mahkeme kararında tazminata yürütülen faizin niteliği her nasılsa belirtilmemişse de yalnızca faiz sözcüğünün kullanılması "yasal faiz" anlamına geldiğine göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 7/11/2002 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'na göre bir dava, dava dilekçesi ile açılır ve mahkemece verilen kararın kesinleşmesi ile biter. Bu süre içinde sözü geçen dava derdest sayılır. Aynı kanunun 409. maddesi uyarınca verilen kararların diğer kararlar gibi temyiz kabiliyetinin bulunduğu tartışmasızdır. Somut olayda önceki davada verilmiş bulunan karar tebliğe bile çıkarılmış değildir. Usul açısından temyizi tabi bir kararın nasıl sonuçlanacağı hususunda önceden karar vermek ve müteakip işlemleri ona göre yapmak mümkün değildir. Başka deyişle esas bakımından verilen karar nasıl olsa onanır, vekalet ücreti vs. yönünden bozma da etkili olmaz denemez. Önceki davayı açan, işlemden kaldırılmasına sebep olan, davacı olduğuna göre ikinci davada derdestlik itirazının kabul edilmesi gerekir.
Yukarıda yazılan gerekçe ile mahkeme kararının ilk dava ile ilgili bölümünün bozulması gerektiğini düşündüğümden onama kararının bu bölümüne katılamıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy