(818 S. K. m. 41)
Dava: Davacı Halil İbrahim Koyun ve diğerleri vekili Avukat Gürcan Adıyaman tarafından, davalı Bükköy Madencilik Turizm ve Tic. AŞ. aleyhine 30/6/1999 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın reddine dair verilen 18/6/2001 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 16/5/2002 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat M. Savaş Özdağ ile karşı taraftan davalı vekili Avukat Bülent Aras geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Davacılar pay sahibi oldukları taşınmazda davalı şirketin linyit kömürü çıkarma faaliyeti nedeniyle meydana gelen zararın ödetilmesini istemişlerdir. Davalı ise dava konusu zararın madeni devraldıkları Madsaş AŞ. tarafından meydana getirildiğini, anılan şirket ile davacılar arasında yapılan sözleşme ile davacıların hiçbir alacaklarının kalmadığını beyan ettiklerinden tazminat talep etme haklarının olmadığını savunmuş, yerel mahkemece davalı şirketin madeni devraldığı Madsaş AŞ. ile davacılar arasında yapılan sözleşme ile taşınmazın tarım arazisi özelliğini yitirmiş olması nedeniyle tazminat ödendiğinden davanın reddine karar verilmiştir.
Davaya konu zararın davalıdan önce davacıların taşınmazını da içine alacak şekilde maden ruhsatına sahip olan Madsaş AŞ'nin 1985-1991 yılları arasındaki faaliyetinden kaynaklandığı ve zararın davacılara yapılan sulh ve ibraname başlıklı sözleşme ile karşılandığı kabul edilmiştir. Dosyada mevcut sözleşmeler fotokopi olup asılları dosyaya sunulmamıştır. Asılları istenerek ödemenin yapıldığı kanıtlandığı takdirde bu ödemenin sadece ibra edilen Madsaş AŞ.'nin eyleminden doğan zararı mı yoksa daha sonra davalının eylemi ile oluşan zararı da mı kapsadığının araştırılması gerekir adi belge niteliğindeki ibraname ile taşınmaz mülkiyeti devredilemeyeceğine ve halen davacılar mülkiyet hakkına sahip olduklarına göre daha önceki ödeme ispatlandığı takdirde bu miktarda gözetilerek davalının eyleminden dolayı meydana gelen zarar belirlendikten sonra karar vermek gerekirken yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve temyiz eden davacılar vekili için takdir olunan 250.000.000 lira duruşma avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 16.5.2002 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY :
Davalı tarafça dosya ibraz edilen 21/9/1985 tarihli ibraname fotokopisinin içeriğine ve altındaki imzalara davacıların itirazları olmamıştır. Bu ibranamede önce muvakkaten işgal edilen davacılara ait taşınmazın aynen iadesi mümkün olmadığından taşınmazın değeri konusunda tarafların mutabakatı sonucu belirlenen tam bedelin davacılara ( kayıt maliklerine ) ödendiği ve her ne nam altında olursa olsun başkaca bir bedel talep edilemeyeceği belirtilmiştir. Bu ibraname mülkiyeti nakleden bir belge olmamakla birlikte önceki şirketin taşınmazın tam bedelini davacılara ödediği anlaşıldığına ve davalı şirket bu işletmeyi tüm hak ve borçlarıyla devraldığına göre davacılar taşınmazdaki zararlarını davalıdan isteyemezler. Bu nedenle yerel mahkeme kararının onanması gerektiği düşüncesinde olduğumdan daire çoğunluğunun bozma görüşüne katılamıyorum. 16.5.2002 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy