(818 S. K. m. 41) (1086 S. K. m. 21)
Dava: Davacı Ahmet İlhan G. tarafından, davalı M. A. Bozkurt aleyhine 01.03.2002 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; mahkemenin yetkisizliğine dair verilen 3.5.2002 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ile davacı taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Davacı, davalının vekil olarak aleyhine Eğirdir Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 31.7.2000 tarihli Alacak davasına ilişkin dava dilekçesi ve aynı mahkemede 4.8.2000 tarihinde açılan tespit istemine ilişkin dilekçede ddia-savunmasınırının aşılarak, kişilik haklarına saldırıldığını belirterek manevi tazminat istemiştir. Davalı, yetki itirazında bulunarak ikametgâhın Isparta'da olduğunu, mahkemenin yetkisizliğine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, ilk dilekçenin 31.7.2000 tarihli dilekçe olup davanın açıldığı Eğirdir Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmek üzere Isparta Asliye Hukuk Mahkemesine sunulduğundan haksız fiilin Isparta'da işlenmesi nedeniyle yetkisizlik kararı verilmiş, karar taraflarca temyiz edilmiştir.
Davaya konu olan ve kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği iddia edilen dilekçeler ile Eğirdir Asliye Hukuk Mahkemesinde davalar açılmıştır. Davacı Eğirdir Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan bu dava dosyalarında iddia-savunma sınırlarının aşılarak kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu belirtmiştir. Şu durumda kişilik haklarına saldırı biçiminde yansıyan haksız eylemin, dayanılan dava dilekçeleriyle davanın açıldığı yer olan Eğridirde gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Dava dilekçelerinden birinin başka bir mahkeme aracılığı ile havalesi yapılarak davanın açılması haksız eylemin orada gerçekleştiğini göstermez. Nitekim davacı da bu yönü gözeterek Eğridirde davasını açmıştır. Yerel mahkemece yukarıda anılan hususların ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 21. maddesindeki yetki kuralı gözardı edilerek yetkisizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının şimdilik incelemesine yer olmadığına ve temyiz eden davacıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 13.03.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy