(818 S. K. m. 60, 125) (1086 S. K. m. 438)
Davacı Yakup Çilingir vekili Avukat Mevlid Uyan tarafından, davalı Faik Babacan ve Hikmet Babacan aleyhine 6.9.2001 gününde verilen dilekçe ile deprem sonucu davacı taşınmazlarında oluşan zarar nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; zamanaşımı nedeniyle davanın reddine dair verilen 6.9.2001 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulü ile karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davacı, 17 Ağustos 1999 tarihinde meydana gelen deprem nedeniyle davalılar tarafından yapılan binada bulunan iki adet bağımsız bölümünün hasara uğradığını belirterek, binanın tamiri ve kira kaybı nedeniyle tazminat istemiştir.
Mahkemece, dava konusu yere iskanın verildiği 29.5.1990 tarihinden itibaren BK 125. maddesinde bilinilen 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği belirtilerek davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Yasalarda öngörülen zamanaşımı sürelerinin işlemeye başlayabilmesi için öncelikle o hakkın istenebilir bir konuma, duruma gelmesi gerekmektedir. Haksız eylemlerde zamanaşımı konusunu düzenleyen BK.60. maddesinin hükmüne göre; haksız bir eylem sonucu meydana gelen zarar nedeniyle zarar gören zararı ve zarar vereni öğrendiği günden itibaren bir yıl ve her durumda zararın meydana gelmesini sağlayan eylemden itibaren on yıl içinde istemde bulunulması gerekir. Buna göre hukuka aykırı eylemin varlığına karşın, zarar gerçekleşmemişse, zamanaşımı süresinin başlaması söz konusu olamaz. Davaya konu edilen olaydaki deprem, yani zarar doğurucu sonuç 17.8.1999 günü meydana gelmiş olup, elde ki bu davada 6.9.2001 tarihinde yani BK.60. maddesindeki bir yıllık süre geçtikten sonra açılmıştır. Yerel mahkemece zamanaşımı süresinin iskanın verildiği 29.5.1990 gününden başlatılması BK.nun 125. maddesindeki on yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması doğru değildir. Ne var ki mahkemenin kararı sonuç itibariyle doğrudur. O nedenle HUMK.nun 438/9. maddesi uyarınca gerekçe değiştirilerek karar onanmalıdır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının gerekçesinin değiştirilmesine ve bu açıdan temyiz itirazlarının reddi ile kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 3.2.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy