(5846 S. K. m. 68)
Davacı Sıtkı Olçar vekili Avukat Figen Elaldı tarafından, davalı Süleyman Canan aleyhine 6.11.2002 tarihinde verilen dilekçe ile Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa aykırı olarak davacıya ilişkin sanat eserinin resminin izinsiz kullanılması sebebiyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 12.3.2003 tarihli kararın Yargıtayca tetkiki davacı vekilleri Avukat Figen Elaldı vd. tarafından süresi içerisinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına aykırılık sebebiyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı Sıtkı Olçar vekili, müvekkilinin dünyaca ünlü bir çini sanatçısı olduğunu, davacı tarafından yapılan Tripoli Limanı adlı çini tabağın resminin, davacıdan izinsiz ve davacının ismi belirtilmeksizin, davalı tarafından, Ankara, Zafer Çarşısında açılan serginin afişinde ve sergi için bastırılan davetiyelerde kullanılarak eser sahibinin haklarına saldırıda bulunulduğunu belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalı, söz konusu serginin Kütahya Belediyesi tarafından düzenlendiğini, davetiyeleri belediye başkanı sıfatıyla imzaladığını bu sebeple husumetin Kütahya Belediyesi tüzel kişiliğine yöneltilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalının husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacıya ilişkin Tripoli Limanı adlı çini tabağın resminin, Ankara Zafer Çarşısı Sanat Galerisinde 1-9 Ekim 2002 tarihleri arasında açılan serginin afişinde ve dağıtılan davetiyelerde kullanıldığı konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı Süleyman Canan serginin Kütahya Belediyesi tarafından düzenlendiğini ve davetiyeleri de belediye başkanı sıfatıyla imzaladığını savunmuş ise de, davalı başkanı olduğu tüzel kişiliği temsil etmesinin yanında, dava dilekçesinde olayların aktarılışı da göz önüne alındığında davalıya husumet yöneltilebileceğinin kabulü gerekmektedir. Bu halde mahkemece işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken pasif husumet yokluğu sebebiyle davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi doğru değildir. Kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istem halinde geri verilmesine 30.09.2003 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla kanuna uygun gerektirici sebeplere göre mahkemece kararın onanması gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan dairemiz çoğunluğunun bozma görüşüne katılamıyoruz. 30.09.2003 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy