(818 S. K. m. 60) (765 S. K. m. 102)
Davacı Döndü vekili tarafından, davalı Necdet aleyhine 19.9.2002 gününde verilen dilekçe ile sarkıntılık nedeni ile manevi tazminat istemesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın zamanaşımı nedeni ile reddine dair verilen 16.1.2003 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylemden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece zaman aşımı yönünden dava red edilmiştir. Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu olay 1.9.1996 ve öncesinde meydana gelmiştir. Davalı hakkında açılan ceza davası 24.10.2001 gününde 4616 sayılı Yasa hükümleri uyarınca ertelenmiştir. Eldeki bu dava ise 19.9.2002 tarihinde açılmıştır.
Kural olarak, haksız eylem nedeniyle açılacak tazminat davaları bir yıllık zaman aşımına tabidir. Ne var ki, BK' nun 60. maddesinde öngörüldüğü üzere, haksız eylemin suç teşkil etmesi durumunda ceza zaman aşımının uygulanacağı belirtilmiştir.
Davaya konu edilen olay suç oluşturması ve niteliği gereği beş yıllık ceza zamanaşımına tabidir. Bu sürenin, dava açıldığı tarih itibariyle dolduğu açıktır. Ancak, davalı hakkında açılan ceza davasının, yukarıda da açıklandığı üzere kesin bir sonuca bağlanmadığı ve 4616 sayılı Yasa uyarınca ertelendiği anlaşılmaktadır.
Şu durumda, ceza davasının sonuçlandığından söz edilemez. Anılan Yasa hükümlerine göre suç teşkil eden eylem 4616 sayılı Yasa kapsamında olduğundan yargılamanın Af nedeniyle kesin hükme bağlanması ertelenmiştir. Bu erteleme süresi Ceza Yasasının 102. maddesinde öngörülen kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına ilişkin süre sonuna kadar uzamaktadır. Diğer bir anlatımla anılan Yasa kapsamında bulunan ve suç oluşturan bir haksız eylemin anılan yasa hükümlerine göre kamu davasının ertelenmesi durumunda zamanaşımının süresini, kamu davasının zamanaşımı süresi kadar uzaması gerekmektedir. Bu husus, genel bir zamanaşımı ilkesi ve sonucu olmayıp, anılan 4616 sayılı Yasa ile getirilen düzenlemenin bir sonucudur.
Açıklanan olgular ve yasal düzenleme itibariyle davanın zamanaşımına uğradığından söz edilemez. Davanın esasının incelenmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle (BOZULMASINA), ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 10.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy