(818 S. K. m. 41)
Dava: Davacı Milli Savunma Bakanlığı vekili Avukat tarafından, davalı Servet aleyhine 8/1/2002 gününde verilen dilekçe ile davalının zimmetindeki malzemeyi kaybetmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmininin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 26/12/2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Yerel mahkemece dava reddedilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, geçici olarak toplama ve kabul merkezi komutanlığında astsubay olarak görev yapan davalıya zimmetle verilen malzemelerin geri teslim edilmemesi nedeniyle bedellerinin tahsilini istemiştir. Yerel mahkemece bilirkişi incelemesi yapılarak, eksik olduğu iddia edilen bir kısım malzemenin lojman ve kamplarda mevcut olduğu, bir kısmının uzun ömürlü malzemelerden olmayıp kısa zamanda kırılan ve kullanılmayacak malzemelerden bulunduğu, kullanım dolayısıyla ekonomik ömrünü dolduranlar olacağı, zimmete geçirilecek ve davalının faydalanma amacı ile kullanabileceği türden olmayışı ve eksik malzemelerin davalının zimmetinde olduğu yolunda herhangi bir belge veya delile rastlanmadığından dava rededilmiştir. Ceza mahkemesi kararı ile de bir takım eşyaların bulunmadığı ve hazine zararının oluştuğu sabit olduğu gibi davalı tarafından da imzalanan 13/11/2000 tarihli tutanakla da davalının zimmetinde olan bazı malzemelerin eksik olduğu anlaşılmaktadır. Şu durumda davalının meydana gelen zarardan sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Yerel mahkemenin gerekçesi davanın reddini değil, tazminatın miktarını belirlerken indirime neden olabilir. O halde mahkemece yapılacak iş, eksik olan malzemeden bulunanların düşülmesi suretiyle kayıp olanların belirlenerek, olayın özelliği ve bu malzemelerin gerekçede de belirtilen niteliklerini göz önüne alarak uygun bir miktarda tazminata hükmetmektir. Yukarıda anılan hususlar gözardı edilerek davanın tümden reddi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA; 16/10/2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy