(4046 S. K. m. 6) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Davacı Asil Çelik San. Tic. A.Ş. vekili Avukat Bekir Yücel tarafından, davalı T.C. Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı aleyhine 12.9.2001 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 10.10.2002 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 16.9.2003 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat Mehmet Kılcı ile karşı taraftan davacı vekili Avukat Mustafa Yüksel geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Diğer temyiz itirazına gelince; dava, alacak istemine ilişkindir. Mahkemece istek doğrultusunda hüküm kurulmuş, sorumluluk kapsamı araştırılmamıştır. Davalı, davacı şirketin personeline ödediği yıllık izin ücretlerinin yasaya aykırı ödendiğini savunmuştur. Davacı tarafından sunulan ödeme listelerinde yer alan bazı isimlerin (örneğin, Yavuz Saatçi, Hasan Çelikkaleli'nin) hem yatay geçiş hakkı bulunan memur personel olarak hem de yıllık izin ücreti ödenen (işçi) personel olarak gösterildikleri de görülmektedir. Ödemelerle ve ödeme yapılan kişilerle ilgili olan belgeler getirtilerek ve bu konuda tarafların gösterecekleri kanıtlar da toplanmak suretiyle davacının yaptığı ödemelerin yasaya uygun olup olmadığının, bu bağlamda ödeme yapılan kişilerin 4046 sayılı Yasa anlamında hangi tür personel olduklarının denetime elverişli biçimde bilirkişi raporuyla belirlenmesinden sonra varılacak uygun sonuç çevresinde bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece sorumluluk kapsamı incelenip değerlendirilmeden isteğin aynen kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve temyiz eden davalı vekili için takdir olunan 275.000.000 lira duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 16.09.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy