(818 S. K. m. 355)
Dava: Davacı İslim Polat ve Mahmut Polat vekili Avukat Nazım İlter tarafından, davalı Karayolları Genel Müdürlüğü ve diğerleri aleyhine 1.8.2000 gününde verilen dilekçe ile desteğin demiryolu üst geçit boşluğundan bisikleti ile düşerek ölmesinden kaynaklanan tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 30.4.2003 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalılardan Karayolları Genel Müdürlüğünün diğer temyizine gelince;
Dava, desteğin davalılar tarafından yapılan demiryolu üst geçidinden bisikleti ile düşerek ölmesi nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece yol yapımını üstlenen şirket ve onun şantiye şefi ile birlikte Karayolları Genel Müdürlüğü de olaydan sorumlu tutularak dava kısmen kabul edilmiş, kararı davalılar temyiz etmiştir.
Dosyadaki belgelere göre Karayolları Genel Müdürlüğü söz konusu bağlantı yolu ve üzerindeki demiryolu üst geçidinin inşasını sözleşme ile yüklenici olan diğer davalı şirkete vermiştir. Yüklenicinin yeterli önlem almaması zararlı sonucu doğurmuştur. Bu özelliği itibariyle yüklenici ile iş sahibi arasındaki sözleşme, bir eser sözleşmesidir. Bu nedenle, sözleşme hükümleri uyarınca yüklenici üzerine aldığı işi doğrudan doğruya iş sahibinden bağımsız olarak yapma yükümlülüğü altındadır. Kendi adına iş yapması nedeniyle de başkalarına verdiği zararlardan sorumludur. Ayrıca iş sahibi sorumlu tutulamaz. Bu bakımdan BK.nun 55. maddesi gereğince yüklenici ile Karayolları Genel Müdürlüğü arasında çalışan ve çalıştırılan ilişkinin varlığından da söz edilemez. Bu nedenle davalı Karayolları Genel Müdürlüğü hakkındaki davanın husumet yönünden reddi gerekirken yazılı şekilde sorumluluğuna karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
3-Yargılama ve hüküm, ancak davanın tarafları hakkında verilebilir. Yargılama giderleri de hükmün sonuçlarına göre yanların sorumlulukları ile ilgili bulunduğundan, hüküm ile birlikte karara bağlanması gerekir. ( 29.5.1957 tarih ve 4/16 sayılı İBK. ). Bu bağlamda, yargılama giderleri, aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir ve vekalet ücreti de yargılama giderlerindendir. ( HUMK.m.417/1, m. 423/b.6 ).
Diğer yandan, 4667 sayılı Yasanın 77. maddesi ile değiştirilen 1136 sayılı Avukatlık Yasası'nın 164/son maddesindeki düzenlemede; dava sonunda, karar ile tarifeye dayalı olarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücretinin avukata ait olacağı belirtildiği gibi; bu hükme koşut bir düzenleme de Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde "yargı yerlerince avukata ait olmak üzere karşı tarafa yükletilecek vekalet ücreti" biçiminde yer almıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere gerek Avukatlık Yasası ve gerekse de yasaya dayalı olarak hazırlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde yer alan düzenlemeler; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun, davanın taraflarına ve hükmün kimlere yönelik olarak kurulacağına ilişkin hükümlerini kaldırıcı veya değiştirici nitelikte değildir.
Aksine, hükmün ve ayrıntısı niteliğindeki yargılama giderlerinin -ve bu bağlamda vekalet ücretinin- davanın tarafları hakkında kurulması gerekir. Avukatlık Yasası'ndaki, "vekalet ücreti avukata aittir" biçimindeki düzenleme hükmü kuran mahkemeye değil, vekil ile vekil edene yönelik bir kuraldır. Bu yorum ve varılan sonuç aynı maddedeki "bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez" biçimindeki düzenleme ile de doğrulanmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, taraf sıfatı bulunmayan vekil yararına vekalet ücretine hükmedilmesi de bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın ( 2 ) nolu bentte gösterilen nedenle davalı Karayolları Genel Müdürlüğü yararına, ( 3 ) nolu bentte gösterilen nedenle davalılar yararına BOZULMASINA, davalıların öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 23.5.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy