(4721 S. K. m. 4)
Davacı İ. K. vekili Avukat T. H. tarafından davalı Y. Ş. aleyhine 8.9.2003 gününde verilen dilekçe ile desteğin trafik kazasından kaynaklanan ölümü nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 7.4.2004 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde İstenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldın teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranım, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nısfetle hüküm vereceği Medeni Kanun'un 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sının onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Davaya konu olan olayda ölenin yaşı ve davacıya olan yakınlığı ile yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde hükmedilen miktar çok azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminat hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
2- Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istem kısmen kabul edilmiş karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10/2. maddesine göre "davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı lehine belirlenen ücreti geçemez" .
Somut olayda davacı 15.000.000.000 lira manevi tazminat istemiş, mahkemece 1.500.000.000 lira manevi tazminata hükmedilmiştir. Davacı yararına 300.000.000 lira vekalet ücreti hükmedilmesine karşın davalıya daha fazla 1.590.000.000 lira vekalet ücreti verilmiştir. Bu durum yukarıda anılan düzenlemeye aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın (1) ve (2) nolu bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 7.7.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy