(2577 S. K. m. 3) (1086 S. K. m. 27) (818 S. K. m. 41)
Dava: Davacı N. Dibek ve N. Dibek vekili Avukat H. Önder tarafından, davalı Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü ve diğerleri aleyhine 2.12.2003 gününde verilen dilekçe ile yaralamalı trafik kazasından doğan maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı Köy Hizmetleri yönünden davaya idari yargıda bakılması gerektiğinden dava dilekçesinin görev nedeni ile reddine, diğer davalılar yönünden davanın husumet nedeniyle reddine dair verilen 14.5.2004 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili Avukat H. Önder tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Davacının davalı Köy Hizmetleri İl Müdürlüğüne yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
Dava, yaralamalı trafik kazasından doğan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davalılardan Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü yönünden davaya idari yargıda bakılması gerektiğinden dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine, talep halinde dosyanın idari yargı mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İdari Yargılama Usulü Yasasının 3 ve devamındaki maddelerinde idari davaların nasıl açılacağı açıkça gösterilmiştir. Bir idari dava açılırken orada gösterilen yöntemlere uyulması gerekir. Adli yargı yerinde açılan bir davanın idari nitelikte olduğunun anlaşılması üzerine dosyanın idare mahkemesine gönderilmesine karar verilmekle başlangıçta adli yargı yerinde açılmış olan dava, idari yargı yerinde açılmış olmaz. Mahkemenin görevli olmadığından dolayı dilekçenin reddine karar verildiği takdirde dava dosyasını ait olduğu mahkemeye göndereceğine dair HUMK'nun 27. maddesi hükmü, adli yargı yerleri arasındaki görev konusunda uygulama alanı bulur. O halde görevsizlik kararı verildikten sonra talep halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine karar verilmiş olması usule aykırıdır. Bu yön düzeltilmelidir.
2- Davacının diğer davalılar Ö. Hafriyat San. Tic.Ltd. Şti ile F. Ateş yönünden temyiz itirazlarına gelince;
Davacı, geceleyin aracı ile seyir halinde iken Köy Hizmetlerinin sorumluluğunda olan yola herhangi bir uyarı işareti konulmadan kum dökülmesi nedeniyle kuma çarparak trafik kazası geçirmiştir. Davacı, davalılardan Avrupa serbest bölgesi inşaat ve alt yapı sorumlusu F. Ateş ile taşeron firma Ö. Hafriyat San. Tic. Ltd. Şti'nin Köy Hizmetleri adına yola kum döktüklerini olayda ortak kusurları bulunduğunu belirterek müteselsilen sorumlu tutulmalarını istemiştir. Mahkemece adı geçen davalıların olayın meydana geldiği yol ile ilgilerinin bulunmaması nedeni ile davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Davacı davalıların yola dökülen kum ile ilgilerinin bulunduğu iddiasını ispat edebilmek için delillerini liste halinde dosyaya ibraz etmiştir. Dava haksız eylem niteliğinde olup her türlü delil ile ispatı mümkündür. Uyuşmazlığın çözümü bakımından davacının tüm delilleri toplanarak birlikte değerlendirilmesi gerekir. Davalı Köy Hizmetleri İl Müdürlüğünün malzemenin davalı Ö. Hafriyat Ltd Şti. tarafından döküldüğünü cevap dilekçesinde kabul etmesi de göz önüne alınmalıdır. Mahkemece bu gereğe uyulmadan, davacı tarafından bildirilen tanıklar dinlenmeden, ilgili yerlerden belgeler getirtilmeden eksik inceleme sonucu adı geçen davalılar hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın davalı F. Ateş ve Ö. Hafriyat San. Tic. Ltd. Şti.'ne ilişkin bölümünün yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenle BOZULMASINA, davalı Köy Hizmetleri İl Müdürlüğüne ilişkin bölümün 1 nolu bentte açıklanan nedenle hükmün 1. bendinin 3. satırında yazılı bulunan Talep halinde dosyanın İdari Yargı Mahkemesine gönderilmesine sözcük dizisinin çıkarılarak kararın düzeltilmiş bu biçimi ile ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 25.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy