(818 S. K. m. 41, 101)
Dava: Davacı Maliye Hazinesi vekili Avukat Sabriye Kayış tarafından, davalı Adalet Bildirici aleyhine 28/6/2001 gününde verilen dilekçe ile izinsiz kum alımı nedeni ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 2/10/2003 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili Avukat Sabriye Kayış tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dava, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerden izinsiz kum alımı nedeni ile tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı haksız eylem sonucu uğradığı zararın haksız eylem tarihi itibariyle faizi ile hüküm altına alınmasını istemiştir. Dosyadaki kanıtlar itibariyle haksız eylemin 22.3.2001 gününden önce meydana geldiği anlaşılmaktadır. Davacı da bu tarih itibariyle faize hükmedilmesini istemiştir. Haksız eylem tarihinde zarar meydana gelmiş ise, zarar gören de o tarih itibariyle istemde bulunabilir. Zarar veren aynı tarihte zararı ödememiş ise, o tarihte temerrüde düşmüş sayılır. O tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekir. Mahkemece haksız eylem tarihi belirlenerek davacının istemi de dikkate alınmak suretiyle faize hükmedilmesi gerektiği gözardı edilerek dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2- Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388. maddesine göre; hükmün sonuç kısmında, "istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde gösterilmesi" gerekir.
Davada haksız çıkan tarafa yargı giderleri yükleneceği HUMK.nun 426. maddesinde hüküm altına alınmıştır. Yargılama harç ve giderlerinin miktarının ve bunun hangi tarafa yükletildiğinin hüküm fıkrasında denetime müsait olacak şekilde dökümü çıkarılarak açıkça gösterilmesi gerekir. Mahkemenin bu yasal düzenlemeleri gözeterek davalıya ne miktar yargılama gideri yükleneceği karar yerinde dökümü yapılmak ve denetlenebilecek şekilde belirtmesi gerekirken bu gereği yerine getirmemiş olması da ayrı bir bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda ( 1 ve 2 ) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle BOZULMASINA; 12.5.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy