(818 S. K. m. 41, 45, 50) (1086 S. K. m. 388, 389)
Dava: Davacı S. Şevik (asaleten, Ö. Şevik'e velayeten) vekili Avukat O. Çobanoğlu tarafından, davalı Emniyet Genel Müdürlüğüne izafeten İçişleri Bakanlığı ve diğerleri aleyhine 15.12.1998 gününde verilen dilekçe ile ölümlü trafik kazasından doğan maddi ve manevi tazminatın dava ve birleşen davalar ile istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı Tekstil Finans Kiralama A.Ş. hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne dair verilen 4.12.2003 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili, davalı İçişleri Bakanlığı vekili ile birleşen davanın davalısı İ. İlaç San ve Tic. A.Ş. vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacı S. Şevik'in diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, ölümle sonuçlanan trafik kazası nedeni ile tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece verilen ilk kararda davacı eş S. Şevik için 2, 5 milyar lira manevi tazminatın; 500 milyon lirasının davalı İçişleri Bakanlığı'ndan, 2 milyar lirasının diğer davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline hükmedilmiştir. Karar, davalı Tekstil Finansal Kiralama AŞ yönünden davanın atiye bırakılmasına rağmen sorumluluğuna karar verilmesi nedeni ile bozulmuş, miktar itibari ile karar bozma nedeni yapılmamıştır. Bozmadan sonra verilen ikinci hükme ait kısa kararda aynı oranlarda hüküm kurulmasına rağmen gerekçeli kararda 500 milyon liranın davalı İçişleri Bakanlığı'ndan tahsiline karar verilmesine rağmen, 2 milyar liranın diğer davalılar İ. İlaç AŞ ile Mustafa Aslan'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair sözcük dizisi yanlışlıkla yazılmamıştır.
Açıklanan nedenle kısa kararla çelişki oluşturacak şekilde davacı S. Şevik için 2 milyar lira eksik manevi tazminat verilmesi ve bu miktarın diğer davalılardan tahsiline karar verilmemesi bozmayı gerektirmiştir.
3) Davalı İçişleri Bakanlığı'nın temyiz itirazlarına gelince;
a) Davacılar dava dilekçelerinde davalıların müteselsilen sorumlu tutulmalarını istemiş olmalarına rağmen ilk kararda her davalının sorumlulukları kusurlarına göre belirlenmiştir. Bu husus davacılar tarafından temyiz edilmemiştir. Bu durum davalılar yararına usulü kazanılmış hak kavramını doğurur. Buna rağmen mahkemenin davacı Ö. Şevik için hükmedilen 2.536.042.601 lira maddi tazminatın davalılardan İ. İlaç AŞ ile M. Aslan'ın kusur oranına isabet ettiğine davalı İçişleri Bakanlığı'nın da bu davalılar ile birlikte müteselsilen sorumlu tutulması doğru değildir. Karar bu nedenle de bozulmalıdır.
b) Mahkemece davacı Ö. Şevik'in istediği maddi tazminatın bir kısmı ret edildiğine göre, ret edilen kısım için kendisini vekille temsil ettiren davalı İçişleri Bakanlığı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmemesi de ayrı bir bozma nedenidir.
4) Tarafların diğer temyiz itirazlarına gelince;
Diğer yandan, 4667 sayılı Yasa m.77 hükmü ile değişik 1136 sayılı Avukatlık Yasası'nın m.164/son maddesindeki düzenlemede; dava sonunda, karar ile tarifeye dayalı olarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücretinin avukata ait olacağı belirtildiği gibi; bu hükme koşut bir düzenleme de Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde yargı yerlerince avukata ait olmak üzere karşı tarafa yükletilecek vekalet ücreti biçiminde yer almıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere gerek Avukatlık Yasası ve gerekse de yasaya dayalı olarak hazırlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde yer alan düzenlemeler; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun, davanın taraflarına ve hükmün kimlere yönelik olarak kurulacağına ilişkin hükümlerini kaldırıcı veya değiştirici nitelikte değildir. Aksine, hükmün ve ayrıntısı niteliğindeki yargılama giderlerinin- ve bu bağlamda vekalet ücretinin- davanın tarafları hakkında kurulması gerekir. Avukatlık Yasası'ndaki, vekalet ücreti avukata aittir biçimindeki düzenleme hükmü kuran mahkemeye değil, vekil ile vekil edene yönelik bir kuraldır. Bu yorum ve varılan sonuç aynı maddedeki bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez biçimindeki düzenleme ile de doğrulanmaktadır. Açıklanan nedenlerle, taraf sıfatı bulunmayan vekil yararına vekalet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenle davacı S. Şevik yararına, 3/a-b nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı İçişleri Bakanlığı yararına 4 nolu bentte açıklanan nedenle taraflar yararına BOZULMASINA, tarafların diğer temyiz itirazlarının 1 nolu bentte açıklanan nedenle reddine ve temyiz eden davacılar ile davalı şirketten peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 24.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy