(1086 S. K. m. 275) (4721 S. K. m. 24, 25)
Dava: Davacı M.M. vekili Avukat İ.C.V. tarafından, davalı H.A. aleyhine 19.11.2001 gününde verilen dilekçe ile basın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan dolayı manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece istemin kısmen kabulüne dair verilen 5.6.2003 günlü kararın Yargıtayda duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 10.3.2005 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat M.Ö. ile karşı taraftan davacı vekili Avukat İ.C.V. geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Davacı, bir yerel gazetede Kongreden H.A. Bunalımı çıktı başlıklı haberde Gerçek sendikacı patronluğu değil emeği düşünen kişidir. Dalaman Selüloz-İş Sendikası Başkanı M.M. yaptığı konuşmalarda 14 Temmuz'dan İtibaren artık ticari kimliğimle konuşuyorum, sendikacı kimliğimi bıraktım demişti. Sendikacı bir insan asla patronluğa soyunmaz. Amaçları SEKA'yı işçilerin adına ucuza alıp daha pahalıya başkalarına satmaktır. Biz de bu oyunları erken fark ederek bozduğumuz için şahsıma karalama kampanyası başlattılar. Selüloz-İş Sendikası Genel Merkezi olarak Dalaman'a 100 milyarın üzerinde maddi kaynak sağladık. Bu para eylemlerde sendika masrafı olarak kullanılmadı ama fabrika satın almak için bu paralarla şirket kurdular. ... Sendika aleyhindeki kişilerle ortaklık yaptılar. biçiminde açıklamalarda bulunan davalının kişilik haklarına saldırıda bulunduğunu: davalının açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını, 14 Temmuzdan itibaren ticari kimliğimle konuşuyorum. Sendikacı kimliğimi bıraktım. demediğini, SEKA'yı ucuza alıp başkalarına satmak istemekle suçlandığını, eylemlerde kullanılmak üzere gönderilen 100.000.000.000 lirayı şirket kurmak için kullandığının iddia edildiğini, açıklamada sözü edilen şirketin SEKA'nın özelleştirilmesinin önlenmesi amacıyla yerel girişimcilerin satın almasına yönelik bir girişim olduğunu, sendika'nın bu yönde bir faaliyeti bulunmadığını, tek tek işçilerin ve kendisinin ortaklığı bulunduğunu ileri sürerek kişilik haklarına saldırıda bulunulması nedeniyle manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalı ise, ortak girişim grubu kurulduktan sonra davacının yüzlerce işçinin önünde, Artık ticari kimliğimle konuşuyorum biçimindeki sözlerini eleştirdiğini; ortak girişimi kast ederek Amaçları SEKA'yı işçiler adına ucuza alıp pahalıya satmak dediğini; ortak girişim grubunun sadece davacı olmadığını; davacının, Genel Merkezin Dalaman'la ilgilenmediği yönündeki açıklamasına karşılık Genel Merkezden Şubeye para gönderildiğini Söylediğini; paranın Şirket kurmak için kullanıldığını söylemediğini; onlar şirket kurma sevdasına düştüler biçiminde eleştiri sınırları içinde kalan bir açıklama yaptığını; açıklamanın davacı ile birlikte özelleştirmeye alternatif olduğunu iddia eden anlayışa yönelik olduğunu belirterek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece; Genel Merkezden 100 milyar lira gönderilmediği halde gazetede yayımlanan açıklaması ve işçilerle yaptığı konuşmalarında davalının, özelleştirme karşıtı eylemler için 100 milyar lira gönderildiğini, bu parayı düzenlenecek eylemlerde kullanmak yerine şirket kurma sevdasına düştüklerini, parayı fabrika satın almak için kullandıklarını, amaçlarının SEKA'yı işçiler adına ucuza alıp pahalıya satmak olduğunu, sendika aleyhindeki kişilerle ortaklık yaptıklarını bu oyunu fark edip engel olduğu için karalama kampanyası başlattıklarını söylediği, bu ifadelerle davacıyı hukuka ve ahlaka aykırı bir iş yapmış olmakla zan altında bıraktığı, işçi aleyhtarı faaliyette bulunduğunu ileri sürdüğü benimsenerek istemin bir bölümü kabul edilmiştir.
Dosya arasında bulunan bilgi ve belgelerden; davacının başkanı olduğu sendika Şubesine İzmit, Afyon, Balıkesir, Çaycuma, Giresun, Kocaeli ve Kastamonu Şubeleri tarafından eylem katkı payı olarak 71.881.331.805 lira gönderildiği, aralarında davacı, Dalaman Belediye Başkanı, Muğla Ticaret Odası Başkanı, Dalaman Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı, Dalaman Esnaf Kefalet Odası Başkanı, CHP Dalaman İlçe Başkanı ve 4 sendikalı işçi tarafından SEL-KA Selüloz ve Kağıt İşletmeleri Muğla Ortak Girişim A.Ş. adında bir Şirket Kurularak; % 51 payın çalışanlara, % 49 payın yöre halkı ve emekçiler ile Ticaret Odası ve Belediye'ye ayrıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece dinlenen tanıklar; özelleştirme sırasında fabrikayı almak için kurulan şirketin yönetim kurulunda bulunan davacının zaman zaman konuşmalarında, sendika kimliğimle değil ticari kimliğimle konuşuyorum dediğini, şirketin finansmanın işçiler arasında toplanan paralarla sağlandığını davalının da bildiğini, gönderildiği söylenen 100 milyar lira civarındaki paranın eylemlerde ve Ankara'ya görüşmelere gidilirken harcandığını... gazetecilerle yapılan konuşmada gazetecinin Genel Merkez ne yapıyor sorusuna karşılık davalının maddi olarak yardımda bulunduklarını, daha önce sendikanın böyle bir yardımı olmadığını söylediğini... olay Başkanlar Kurulunda tartışılırken davalının 100 milyar lirayı şube sarfı olarak gönderdik dediğini, bu paranın şirket kurma da kullanıldığını söylediğini duymadığını... davacının SEKA'nın özelleştirildiği 14 Temmuzdan sonra yaptığı bir konuşmada artık sendikacı kimliğini bıraktığını ve ticari kimliği ile konuştuğunu söylediğini... davalının, davacının adını vererek veya Dalaman Şube yöneticileri için amaçları SEKA'yı işçiler adına ucuza alıp başkalarına pahalıya satmak demediğini, Genel Merkezin eylemlerde harcanmak üzere gönderdiği parayı fabrika satın almak için kullanmakla suçlamadığını... Genel Merkez'in özelleştirmenin yapılmaması, yapılacak ise mevcut işçilere çalışma garantisi verecek şirket veya kişiye satılması için eylem yapılması şeklinde karar aldığını, Şubenin ise oluşum grubuna satılmasını istediğini... ortak girişim grubunda sendikaya karşı olan Muğla Ticaret Odası Başkanının da bulunduğunu ve davacı ile aynı düşünceleri paylaşmaları nedeniyle sendika aleyhindeki kişilerle ortaklık yaptığının söylenmiş olabileceğini... davalının, Şube yöneticilerinin özelleştirme karşıtı eylemler için Genel Merkezden gönderilen parayı harcayarak eylem yapmak yerine şirket kurma çalışmalarına ağırlık verdiklerini söylediğini, Genel Merkezden gönderilen paraların davacı tarafından şirket kurmak üzere harcandığı konusunda bir ifadesi, bir iması olmadığını, davacının şubede düzenlenen 30-40 kişinin katıldığı bir toplantıya katılanlardan birinin sorusu üzerine 14 Temmuzdan itibaren sendikacı kimliğini bıraktığını ve artık şirket yöneticisi kimliği ile konuştuğunu söylediğini ifade etmişlerdir.
Dosyadaki kanıtlara göre, özelleştirme kapsamında bulunan işletmenin, SEL-KA Selüloz ve Kağıt İşletmeleri Muğla Ortak Girişim AŞ tarafından satın alınmak istendiği, adı geçen şirketin ortakları arasında bulunan davacının 14 Temmuzdan itibaren sendikacı kimliğini bıraktığını ve artık şirket yöneticisi kimliği ile konuştuğunu söylemiş olduğu, davacının başkanı olduğu sendikaya çeşitli sendika şubeleri tarafından eylem katkı payı olarak para gönderildiği, ortak girişim grubunda sendikaya karşı olan Muğla Ticaret Odası Başkanının da bulunduğunun tanık anlatımında yer aldığı gözetilerek, davalı tarafından yapılan açıklamada davacı hakkında söylenen sözlerin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmadığı sonucuna varılarak istemin tümden reddedilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Diğer yandan; Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 275. maddesi uyarınca; mahkeme, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir; hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişi dinlenemez.
Somut olay hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenebilir nitelikte olduğundan mahkemece bilirkişi düşüncesine başvurularak hüküm kurulmuş olması da bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve temyiz eden davalı yararına takdir olunan 400,00 YTL. duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine, peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 10.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy