(2004 S. K. m. 72, 89)
Dava: Davacı Aysan Unlu Gıda San. Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat Mevlüt O. Sevindik tarafından, davalı Mehmet Kaya aleyhine 17.9.2001 gününde verilen dilekçe ile menfi tesbit istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 3.6.2003 günlü kararın Yargıtayda duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili Avukat Ümit Özata tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 22.3.2005 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine taraflardan kimsenin gelmediği görüldü, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, İİK. nun 89. maddesi gereğince menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup, kararı davalı temyiz etmiştir.
Dosyadaki bilgi, belge ve anlatımlardan; davacı şirketin 24.8.2000 tarihinden itibaren işlettiği fırının bulunduğu taşınmazın ¼ payının takip borçlusu Ali Alibaş'a ait olduğu, diğer ¾ payın ise adı geçen borçlunun yakınlarına aitken 15.12.2000 tarihinde davacı şirket yöneticilerine satıldığı, davalı tarafından borçlu Ali Alibaş aleyhine 17.5.2001 tarihinde yapılan icra takibi sırasında davacı şirketin kiracı olduğu ileri sürülerek borçluya ödenecek kira bedelleri yönünden İİK. nun 89/1. maddesi gereğince davacıya gönderilen 1. ihbarnameye davacının hiçbir itirazı bulunmadığı, ikinci ihbarname tebliği üzerine bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davacı, fırının kendisine ait olduğunu, kiracılık durumu bulunmadığını, takip borçlusuna borçlu olmadığını ileri sürmüştür. Davalı ise, borçlunun tapu kaydı gereğince fırının bulunduğu taşınmazda paydaş olduğunu, davacı tarafından borçlu adına kira tevkifatı bulunduğunu savunmuştur.
Davacı şirkete birinci ihbarnamenin 18.7.2001 tarihinde tebliğ edildiği, itiraz edilmemesi nedeniyle borcun zimmetinde sayılması gerektiği belirgindir. Davacı şirket kayıtları üzerinde yapılan incelemede, davacının Eylül 2001 tarihine kadar takip borçlusu adına kira tevkifatında bulunduğu (bu aydan sonra ise diğer ¾ pay malikleri adına tevkifatın sürdürüldüğü) belirlenmiştir. Şu durum karşısında davacı şirketin takip borçlusunun kiracısı olduğu, davacının birinci ihbarnameyi aldığı Temmuz 2001 ayında ve sonrasında takip borçlusu adına kira tevkifatı yaparken, ikinci ihbarnamenin tebliğ edildiği Eylül 2001 ayından sonra tevkifatı durdurup eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. Yazılı bir kira sözleşmesinin olmaması veya davacı kayıtlarında takip borçlusuna bir borç gözükmemesi; davacının kiracı olmadığını göstermez. Davacı kayıtlarında kira tevkifatı durumu mevcut olup, kiracı olmayan birisinin kira tevkifatı yapmayacağı olgusu ile borçlu dışındaki ¾ payı 15.12.2000 tarihinde satın alan paydaşlara ikinci ihbarnamenin gönderildiği Eylül 2001 tarihine kadar tevkifat yapılmaması, bu tarihe kadar sadece borçlu adına tevkifat bulunması ve icra takibinde gönderilen birinci haciz ihbarına itiraz edilmeyerek borcun davacının zimmetinde sayılması olguları karşısında davanın reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece kanıtların değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 22.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy