(818 S. K. m. 41, 43)
Dava: Davacı Ahmet Meral vekili Avukat Semih Kurtoğlu tarafından, davalı Ahmet Çakır vd. aleyhine 1.2.1999 gününde verilen dilekçe ile karşılıklı maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulü ile karşı davanın reddine dair verilen 3.12.2001 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı-karşı davacı Ahmet Çakır vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, trafik kazasına bağlı zararlar nedeniyle karşılıklı tazminat isteklerine ilişkindir. Mahkemece asıl davanın kabulü ile davalı Ahmet Çakır'ın karşı davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davalı-karşı davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile tanık beyanları içeriğine göre, davacı Ahmet Meral yönetimindeki minibüsün şehir dışı yolda ışıklı kavşağa yaklaştığı sırada, trafik ışığının kırmızıdan yeşile dönmesi nedeniyle önceki hızını koruyarak hareketini sürdürdüğü ve bu sırada, geliş yönüne göre olan trafik ışığı yeşilden kırmızıya döndüğü halde geçişini sürdüren davalı-karşı davacı Ahmet Çakır yönetimindeki oto ile çarpıştıkları anlaşılmaktadır. Davacı-karşı davalı Ahmet Meral keşifteki beyanında kavşaktan 3. viteste geçtiğini söylemiştir. Olaydan sonra yapılan hasar tespit incelemesinde de aracın 5. vites kutusunun hasarlı olduğu görülmüştür. Bu hususun aracın hızı konusunda belirleyici bir unsur olup olmadığı bilirkişilerce açıklanmamış ise de, Adli Tıp Kurumundan alınan 10.10.2000 tarihli kusur raporunda adı geçenin kendi beyanında kabul ettiği 3.vites hızının bile olay yerine ilişkin hız ve geçiş kurallarına uygun düşmediği açıklanmış ve bu nedenle olayda %25 kusurlu bulunmuştur.
Sözü edilen Adli Tıp Kurumu kusur raporu yukarıda açıklanan oluş şekline olay yerinin özelliklerine daha uygundur. Bu nedenle Adli Tıp Kurumu raporu ile belirlenen kusur oranları esas alınarak hüküm kurulmalıdır. Yerel mahkemece bu yönler üzerinde durulmadan, olayın özelliklerini yeterince değerlendirmeden hazırlanmış rapora göre davacı-karşı davalı kusursuz kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 31.1.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy