(818 S. K. m. 41)
Dava: Davacı Türkiye Halk Bankası AŞ vekili Avukat Fikriye Sertataş tarafından, davalı Mehmet Çalışkan ve Savaş Özdemir aleyhine 25.5.2001 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.12.2002 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, davacı banka görevlisi davalıların usulsüz işlemleri nedeniyle uğranılan zararın giderimine ilişkindir. Mahkemece dava kabulüne karar verilmiş ve karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı banka, Şube müdürü ve şef olarak görev yapan iki davalının, yeni kurulmuş olan bir şirkete yeterli teminat almadan kullandırdıkları kredinin geri dönmemiş olmasından doğan zararlarını istemektedir. Dava dilekçesinde zararın %97'si davalı Mehmet Çalışkan'dan, %3'ü ise davalı Savaş Özdemir'den istenmiştir.
Dava dosyasında mevcut soruşturma raporunda, dava konusu kredi işleminde üçüncü bir banka görevlisinin daha sorumluluğu bulunduğu açıklanmış ve zararı %30 unun banka tarafından üstlenilerek, kalan %70 zararın ise üç sorumludan %40-20-10 oranlarında tahsil edilmesi önerilmiştir. Bundan sonraki disiplin kurulu kararında ise üçüncü görevliden hiç söz edilmeden ve nedenleri de açıklanmadan zararın tamamının %97+3 oranları ile iki davalıdan tahsili için dava açılmasına karar verilmiştir. Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda da soruşturma raporundaki oranların uygunluğu kabul edilmiştir. Davacının müşterek ve müteselsil sorumluluğa dayanmadan, davalıların kusurları oranında istekte bulunmuş olması da gözetildiğinde zarardan sorumlu olanların her birinin kusur oranı belirlenmelidir. Bu kapsamda, davacının, bankacılık kural ve uygulamaları doğrultusunda üstlenmesi gerekli olan bir miktar varsa bu da zarardan düşülmelidir. O halde öncelikle soruşturma raporunda söz edilen üçüncü görevlinin kusur oranı da belirlenip zarardan düşülmeli ve yukarıda açıklanan diğer hususlarda değerlendirildikten sonra varılacak uygun sonuca göre karar verilmelidir. Yerel mahkemece bu yönler üzerinde durulmadan zararın tamamından, sadece davalıların sorumlu tutulmuş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın ( 2 ) sayılı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, davalıların diğer temyiz itirazlarının ise ( 1 ) sayılı bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 7.2.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy