(818 S. K. m. 41, 49) (765 S. K. m. 421)
Dava ve Karar: Davacı N. K. vekili Avukat H. Y. tarafından, davalı M. Y. aleyhine 27.5.2003 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 18.3.2004 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Yerel mahkemece dava reddedilmiş, kararı davacı temyiz etmiştir.
Davacı, davalının kendisine telefonla sarkıntılık ettiğini, bu nedenle eşiyle arasının bozulup, ruhsal bütünlüğü ihlal edildiğinden manevi tazminat istemiştir. Dosyadaki belgelerden davalının bu eylemi nedeniyle TCK 421/1. maddesi gereğince cezalandırıldığı anlaşılmıştır. Şu durumda, davalının haksız eylemi sabit olduğuna göre Borçlar Kanunu'nun 41. maddesi gereğince bu haksız eylem nedeniyle uğradığı zararın tazminini isteyebilir. Davalının çektiği uygunsuz telefon mesajları nedeniyle davacının aile hayatının bozulması ve üzülmesi arasında uygun sebep-sonuç ilişkisinin de bulunduğu gözetildiğinde davacı için uygun bir miktar manevi tazminata hükmetmek gerekirken, yazılı gerekçe ile illiyet bağı bulunmadığından davanın reddi usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 17.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy