(818 S. K. m. 41, 49) (5680 S. K. m. 17)
Dava ve Karar: Davacı R. K. Y. vekili Avukat S.S. Ç. tarafından, davalı Ulusal Basın Gazetecilik Matbaacılık ve Yayıncılık San. AŞ ve diğerleri aleyhine 17.10.2002 gününde verilen dilekçe ile basın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan doğan her bir yayın için 10.000.000.000 liradan toplam 40.000.000.000 lira manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; her bir yayın için 5.000.000.000 liradan toplam 20.000.000.000 lira üzerinden davanın kısmen kabulüne dair verilen 11.3.2004 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili Avukat B. Ö. tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Dava, basın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan doğan manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı, Star Gazetesinin 04.07.2002 tarihli nüshasının 1. sayfasında Y.'e öfke büyüyor, Şehitlerimizle A. Ö.'ı aynı kefeye koyan İçişleri Bakanı R. K. Y.'e tepki yağıyor, Terör dolayısıyla can veren insanın yaşama hakkı ne kadar birinci derecedeyse Ö.'ın yaşama hakkı da o kadar birinci derecededir diyen Y.'e sert eleştiriler geldi ....., aynı nüshanın 15.sayfasında Özür Dilesin, Şehitlerimiz ile Ö.ı aynı kefeye koyan İçişleri Bakanı Y.'e tepki yağdı. Milletvekilleri, Yücelen Milletten, Güvenlik Güçlerinden ve Şehit ailelerinden özür dilemeli, dediler.....
05.07.2002 tarihli nüshasının 1.sayfasında Bakan Bey Ayıptır Ayıp, Şehit yakınları A.ya hoşgörü gösterip yaşama hakkını savunan İçişleri Bakanı R. K. Y.'den özür bekliyor. Çünkü, Bakan'ın sinir bozan yürek yakan icraatları bitmiyor....., aynı nüshasının 16. sayfasında Bakan Y.'in yeni marifeti 03.08.2002 tarihli nüshasının 1. sayfasında Bir tokatta adaletten yediler, Kirli Oyun , Kararnamenin yasadışı olduğu, Adalet fena çarptı, Kararname oyunu, Resmi yazıyı gizlediler, Bürokratlara baskı yaptı, bu sinsi kararnameyi gören......
22.08.2002 tarihli nüshasının 3.sayfasında R. bey yak bi cigara, İçişleri Bakanlığı'nı ANAP'ın Siyasi rakiplerini araştırmak için kullanan R. K. Y., TEKEL'den sorumlu olduğu dönemde de Sigara Başbayiliği kıyağı yapmış, İçişleri Bakanı R. K. Y.'in kanunsuz işleri bitmiyor, Y.'in kirli çamaşırları bir bir ortaya dökülmeye başladı, Torpille Philip Morris'in Mersin Başbayiliğini aldı gibi başlıklar altındaki yorumlarla kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Mahkemece, 4.7.2002 ve 5.7.2002 tarihli yazılarda özle biçim dengesi bozulduğundan, 3.8.2002 tarihli yazı içeriğinin doğru olduğunu ancak C.U. ile H. U.'ın Türk Vatandaşlığını kaybettirilmesine yönelik kararnamenin kasıtlı ve yasadışı olduğu ve İçişleri Bakanlığı bürokratlarının alet olduğu açıklanarak haberin doğru verilmediği, 22.8.2002 tarihli yazı ile de davacının Tekel'den sorumlu Bakan olduğu dönemde de oğlu ve damadına sigara bayiliği verilerek yakınlarına menfaat temin ettiği izlenimi verildiği gerekçesi ile her bir yayın yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
4.7.2002 ve 5.7.2002 tarihli yazılarda davacı, 15.11.2000 tarihinde insan haklarından sorumlu Devlet Bakanı olarak yaptığı konuşmada Terör dolayısıyla can veren insanın yaşama hakkı ne kadar birinci derecedeyse, Ö.'ın yaşama hakkı da birinci derecedir, şeklinde bir açıklama yaparak yazının yazılmasına kendisi neden olmuştur Davacı siyasi bir kişidir. Binlerce kişinin ölümüne neden olan olayların sorumlusu için kamuoyunun çok hassas olduğunu bilmesi gerekir. Davacı bu konuşması ile dava konusu yazıda eleştirilmiştir. Eleştiri ağır da olsa davacı katlanmak zorundadır. Bu düşüncenin açıklamasıdır. Davacının bu şekilde yapılan bir açıklamanın doğruluğunu kabul etmek zorunda değildir. Eleştiriye konu sözlerde öz ile biçim arasında aşma yoktur.
3.8.2002 tarihli yazıda kirli çamaşır nitelendirmesi yapılmışsa da davacının Tekel'den sorumlu Devlet Bakanı olarak görev yaptığı sırada kendi yakınlarına bayilik verilmesi eleştirilmiştir. Davacının Tekel'den sorumlu bakan olduğu dönemde oğlu ve damadının 21.7.2000 tarihinde kurduğu Hakan Tekstil Ticaret ve Sanayi Limitet Şirketi'ne Philip Morris isimli sigara şirketinin 15.08.2000 tarihinde Mersin bölgesine ait bayilik verilmiştir. Bu eleştiri siyasi konumu itibari ile ağır olabilir. Ancak, yayına konu olayın gerçekliği de göz önünde tutulduğunda kişilik haklarına saldırı bulunmamaktadır.
22.8.2002 tarihli yazıda ise, davacının İçişleri Bakanı olduğu dönemde 600 kişinin vatandaşlıktan çıkarılmasına ilişkin kararname hazırlandığı, bu kararnamede Hakan Uzan ve C. U.'ın isimlerinin yer aldığı kararnamenin Bakanlar Kurulu'nun imzasına sunulduğu ve daha sonra geri çekildiği anlatılmaktadır. Haber kaleme alınırken davacının bu davranışı sertçe eleştirilmiştir. Önemli görevlerde bulunan kişilerin basının haber verme hakkı ve özgürlüğü nedeniyle bu tür sert eleştirilere muhatap olmaları demokratik rejimin ve yürüttükleri görevin bir gereği olarak kabul edilmelidir.
O halde davalı gazetede yer alan yayınların sert olmasına rağmen eleştiri sınırını aşmadığı, basının haber vermek hakkını sınırlayan temel ilkelerden hiçbirisine ters düşmediği ve bu nedenle davacının kişilik haklarına saldırı teşkil edecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde davalıların sorumlulukları yönünde hüküm kurulması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 05.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy