(4721 S. K. m. 24) (818 S. K. m. 49)
Dava: Davacı Ahmet Acar vekili Avukat Y. Said Ünal tarafından, davalı Necdet Yıldırımoğlu aleyhine 7.11.2002 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27.4.2004 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili Avukat Emin Akoğuz tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Dava, haksız eylem nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Davacı, üst katında dairesi bulunan davalının ısıtma sistemi doğalgaz olmasına rağmen soba yakarak duman ve kurumun bacadan ters tepmesi sonucu davacının dairesinin kirlendiğini, ayrıca önlem almaması nedeniyle banyosundan pis suların dairesine sızdığını belirterek 1.301.000.000 lira maddi zararı ile evine uzun süre taşınamaması nedeniyle 50.000.000 lira kira kaybı ve duyduğu üzüntüden dolayı da 250.000.000 lira manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Medeni Yasanın 24. maddesinde kişilik haklarına yapılan saldırının dava yolu ile korunacağı belirtilmiştir. Yaptırımı Borçlar Yasasının 49. maddesinde gösterilmiş olup bu madde uyarınca, kişisel hakları zarara uğrayan kimse manevi tazminat isteyebilecektir. Böyle bir kimseye bir miktar para ödenmesi ruhsal acıları kısmen de olsa giderme amacını güder. Kişisel hakların halele uğraması sözleriyle kişinin, kişiliğe ilişkin hakları, diğer bir deyimle kişisel varlığı amaçlanmıştır. Kişisel haklar, kişinin kendi hür ve bağımsız varlığının bütünlüğünü sağlar. Bu hak insanın doğumu ile kazanılan ve kişiliğe bağlı olan bir haktır. Hayat, beden ve ruh tamlığı, vicdan, din, düşünce ve ekonomik çalışma özgürlüğü, şeref, haysiyet ve itibar, ün, ad, sır ve resim hep kişisel varlıklardır. Kişilik haklarının koruduğu bu maddi ve manevi değerlerin zarar görmesi halinde anılan yasa gereğince manevi tazminat istenebilir.
Somut olayda, davacının evinin ve eşyalarının kurum ve is nedeniyle kirlenmesi, banyodan pis suların davacının dairesine sızması davacının kişisel, sosyal ve manevi değerlerine bir saldırı teşkil etmemektedir. Yasal koşulları oluşmadığından davacının manevi tazminat isteminin tümden reddine karar verilmek gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Ayrıca, davacının evi boş olup, kendisi başka bir yerde ikamet etmektedir. Davacı kullanmadığı eşyaları evine koymuş kontrol etmek için geldiği zaman evinin zarar gördüğünü belirlemiştir. Davacı evini kiraya vermediği, kendisi de bu evde oturmadığına göre bir haftalık temizletme süresi için kira gelirinden mahrum kaldığı gerekçesi ile davalıdan istemesi hakkaniyete aykırıdır. Bu kalem isteğinde reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi ayrı bir bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 05.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy