(818 S. K. m. 42, 43) (2004 S. K. m. 16)
Dava: Davacı Süleyman Ünlü vekili Avukat M. Erol Ulusoy tarafından, davalı T.C. Adalet Bakanlığı aleyhine 29.9.1998 gününde verilen dilekçe ile icra memurunun kusurundan doğan zararın tazmininin istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 11.11.2003 günlü kararın Yargıtayda duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili, duruşmasız olarak da davalı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 16.3.2004 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat Çiğdem Yavuz ile karşı taraftan davalı bakanlık vekili Avukat Faik Tanlık geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Davacı, icra memurunun usulsüz işlemi sonucu taşınmazının ihale ile satıldığını, sonradan ihale feshedilmişse de, açtığı tapu iptali davasının taşınmaz alıcılarının iyiniyetli son maliklere satıldığı gerekçesiyle reddedildiğini belirterek zararının tazminini istemiştir. Mahkemece, taşınmazın tapu iptali ve tescil davasının kesinleşme tarihindeki değerine hükmolunmuş, davalının temyizi üzerine, davacının icrada taşınmazın satış bedelini tahsil ettiğinden, bunun davacı yararına bir durum olduğu ve zarardan indirilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur. Bozmaya uyulmuş ve davacının tahsil ettiği miktar, taşınmaz değeri ile oranlanıp dava kısmen kabul edilmiştir.
Mahkemenin bozmaya uyduğu halde yaptığı hesaplama doğru değildir. Yapılacak iş; davacının icradan 2.030.000.000 lira olarak (satılan taşınmaz bedelini) tahsil ettiği tarihten, tapu iptali davasının kesinleştiği tarihe kadar olan faiz getirisinin de hesaplanarak, tahsil edilen bedelle birlikte taşınmaz bedelinden düşülmesidir. Bir takım oranlama hesapları yaparak verilen karar bozmaya uygun olmadığından hükmün tekrar bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelemesine yer olmadığına ve temyiz eden davacı vekili için takdir olunan 375.000.000 lira duruşma avukatlık ücretinin davalıya ve temyiz eden davalı vekili için takdir olunan 375.000.000 lira duruşma avukatlık ücretinin de davacıya yükletilmesine ve davacıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 16.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy