(743 S. K. m. 655)
Dava: Davacı Z. Gökmen vekili Avukat R. Akay tarafından, davalı B. Ç. aleyhine 15.5.2001 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 31.3.2005 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Mahkemece uyulan, dairemizin 3.5.2004 gün ve 2003/16246 - 2004/5852 sayılı ilamında, taşınmazın 1/2 payı ile ilgili olarak: ... Davalının iyi niyetli olarak diktiği ağaçların, davacıya ait taşınmaz içinde kaldığı ve daha sonra davalı tarafından söküldüğü sabittir. Davacı eldeki bu dava ile ağaçların bedelini istemiş ve mahkemece de tam bedele hükmedilmiştir. Ağaçların mülkiyetinin, davacıya ait taşınmaza dikilmekle tamamlayıcı parça olarak davacıya geçtiği doğrudur. Ancak, ağaçların dikilmesi nedeniyle taşınmazın değerinde bir artış da meydana gelmiştir. Bunu sağlayan davalıdır. Şu durumda davacı, tam ağaç bedelini isteyemez. Davacının zararı, ağaçlar nedeniyle taşınmazda oluşan değer artışı çıkarıldıktan sonra kalan miktardan ibarettir. Mahkemece, ağaçların tam bedeline hükmedilmesi yerinde görülmemiş... denilerek, davalı yararına hüküm bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyulmuş ve bu kez, sökülen ağaçlar nedeniyle taşınmazın tesviyesi suretiyle eski haline getirilmesi için gerekli gider hesaplanarak hüküm altına alınmıştır. Mahkemece bozmaya uyulmuş, ancak gereği yerine getirilmemiştir. Bozma ilamında da vurgulandığı üzere; davaya konu zarar, ağaçların değerinden ibarettir. Ancak, davalı tarafından dikilen ve tamamlayıcı parça hükümleri uyarınca davacının mülkiyetine geçen ağaçlar nedeniyle taşınmazda bir değer artışı da oluşmuştur. Yararların denkleştirilmesi ilkesi gereğince, bu değer artışının, ağaçların bedelinden düşümünün yapılması ve kalan miktarın hüküm altına alınması gerekir. Mahkemece, bozma ilamına yanlış anlam verilmesi ve yazılı biçimde hüküm oluşturulması doğru görülmemiş; kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, 19.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy