(1086 S. K. m. 573) (818 S. K. m. 41)
Dava: Davacı Uğur Sayın vekili Avukat Kemal Ergün tarafından, davalı Rasim Agiç aleyhine 15/3/2005 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın açılmamış sayılmasına dair verilen 15/6/2005 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, davalı hakimin, davacının kişilik haklarına zarar veren sözleri nedeniyle manevi tazminat isteğine ilişkindir. Mahkemece davacı vekilinin vekaletnamesinde hakim aleyhine dava açılmasına ilişkin özel yetki bulunmadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ve karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı hakimin dava dışı bir kişi ile yapmış olduğu ve bir ceza davasına delil olarak sunulan telefon görüşmesinde kendisi hakkında kullandığı sözlerin kişilik haklarına zarar verdiği iddiasına dayanmaktadır. Görüldüğü gibi davalı hakimin dava konusu edilen eylemi, hakimlerin, hakimlik görevi ile ilgili olmadığı gibi yargısal çalışmaları nedeniyle vermiş oldukları kararlarla da ilgili değildir. Bu durumda eldeki dava HUMK. md. 573 kapsamında değerlendirilemez. Dava Borçlar Kanunun 41. maddesine göre davalının haksız eylemine dayalı açılmış olduğundan genel hükümlere göre incelenmelidir. Bu durumda da, vekilin, hakim aleyhine dava açabilmesi için (HUMK. nun 573. maddesine göre açılan davalarda aranması gereken) özel yetkiye ihtiyaç yoktur. O halde yerel mahkemece işin esasının incelenmesi gerekirken, yasal olmayan gerekçe ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın açıklanan nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 03.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy