(2004 S. K. m. 72)
Dava : Davacı Ayşe Çolakoğlu vekili Avukat Solmaz Turna tarafından, davalı Ali Hasanoğlu aleyhine 17.1.2001 gününde verilen dilekçe ile İİK.nun 72. maddesine dayalı istirdat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.9.2004 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili Avukat Mustafa Acar tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Davacı, icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığı 1.250.000.000 liranın faiz ve icra giderleri ile birlikte toplam 2.610.000.000 liranın ödeme tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Davacı, kat maliki olduğu binada davalının iç mekanları mermer ile kapladığını ve mermer bedeli ile ilgili olarak kendisi aleyhine icra takibi yaptığını, takibin kesinleşmesi sonucu ödemek zorunda kaldığını ancak kendisinin, binada mermer kaplanması için kimseye yetki ve izin vermediğini, kaldı ki tamamının kendisinden istenmesinin doğru olmadığını ileri sürmüştür.
Davalı vekili ise diğer kat maliklerinin hisselerine düşen kısmı ödediklerini, sadece davacının ödemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece 4.11.2002 tarihli kararla dava kabul edilmiş, davalının temyizi üzerine dairemizin 3.7.2002 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Bozma kararında, davacının, davalıya ödemekle yükümlü olacağı miktarın, apartmanın ortak yerleri için yapılan onarım ve düzenlemenin davacıya sağladığı yarar ve zenginleşme kadar olacağı belirtilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak mahallinde keşif yapılmış ve bilirkişiden rapor alınmıştır. Hükme dayanak alınan raporda dava konusu binanın 50-60 yıllık olduğu, tümünün işyeri ve büro olarak kullanıldığı, binanın giriş kısmı ile katlar arası ulaşımı sağlayan merdivenlerin taban döşemeleri ile sahanlık ve merdiven yan duvarlarının mermer kaplandığı, binada yapılan bu imalatın, binanın esas unsurlarında hiçbir değişiklik meydana getirmediği, dolayısı ile ortak yerlere yapılan bu onarım ve düzenlemenin harcama gerektiren bir imalat olmasına rağmen dava konusu daireye ekonomik katkısı bulunmadığı bildirilmiştir. Oysa 50-60 yıllık bir binada raporda açıklandığı şekilde onarım yapılması, binaya ve orada bulunan dairelere mutlaka ekonomik katkı sağlar. Ve bu katkı asgari yapılan giderler kadar olur. Raporda açıklanan görüş gerçeği yansıtmadığı gibi ekonomi kurallarına, hayatın olağan akışına da uygun düşmez. En az yapılan imalat kadar bina değer kazanmış olduğundan, davacının daireleri de arsa payı oranında değer kazanmış sayılır. Şu durumda davalı tarafından yapılan giderlerinin belirlenerek davacının hissesine isabet eden miktarın hesaplanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Gerçeğe uygun olmayan rapora göre karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 8.2.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy