(4721 S. K. m. 186)
Dava: Davacı Hanife Kurnaz vekili Avukat Selami Ulusinan tarafından, davalı Mehmet Dikci ve Nail Dikci aleyhine 3.4.2003 gününde verilen dilekçe ile gayrıresmi evliliğin sona ermesi, resmi nikah sözünün yerine getirilmemesi nedeniyle altın bedeli ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 27.10.2004 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacının davalılardan Mehmet Dikci'ye yönelik diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava, gayriresmi şekilde yöresel adetlere göre evlenen taraflar arasında resmi nikah sözünün yerine getirilmemesi ve gayriresmi evliliğin sona ermesi nedeniyle manevi tazminat ve davacıya mehir olarak verilen altınların elinden alınıp iade edilmemesi nedeniyle altınların bedelinin ödetilmesi istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamına göre davacı ile davalılardan Mehmet Dikci'nin yöresel adetlere göre resmi evlilik yapmadan evlendikleri ve bir araya geldikleri fiili birleşme olmazsa bile 5-6 ay gibi bir süre boyunca aynı evde karı-koca gibi yaşadıkları sabittir. Daha sonra resmi nikah yapılmadan bu birlikteliğin sona erdiği sabittir. Ancak resmi nikahın yapılmamasında kusurun kimde olduğu kanıtlanmamıştır. Davacıya bu evlilik nedeniyle mehir olarak 100 gram altın verildiği sabittir. Bu altınların davalı Mehmet Dikci'nin 1.10.2003 tarihli oturumdaki beyanından davacıya bilezik olarak verildiği ve daha sonra borçları nedeniyle satılıp davalı Mehmet Dikci tarafından kullanıldığı anlaşılmıştır. Şu durumda, altınlar davacının şahsi eşyası olmuştur. Gayriresmi evlilik de olsa davalı eşin evin ihtiyaçlarını giderme yükümlülüğü vardır. Davacının şahsi eşyası olan altınları satarak evin ortak ihtiyaçlarını gideremez. Bu haliyle mehir olarak verilen altınların bedeline hükmedilmelidir.
Anılan yön gözetilmeden verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın (2) nolu bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 22.12.2005 gününde oyçokluğuyla karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy