(1086 S. K. m. 87)
Davacı G.E vekili Av. F.G tarafından, davalı F.T.G vd. aleyhine 7.6.1999 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 25.11.2004 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davalı F. Tansel Gürel vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 11.4.2006 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Av. SG geldi, karşı taraftan davacı adına kimse gelmedi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kâğıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektiriri nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 87. maddesinde yer alan "Müddei ıslah suretiyle müddeabihi tezyit edemez." biçimindeki düzenlemenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesinden sonra eldeki davada davacı ıslah dilekçesi olarak nitelendirdiği istem dilekçesi ile asıl dava dilekçesindeki talep sonucunu artırmıştır. Davacının ıslah dilekçesinde ileri sürdüğü istemin, sonucunun artırılması şeklinde olsa da, yeni bir dava niteliğindedir. O halde, ıslah dilekçesiyle artırılan talep için bu dilekçedeki taleple bağlı olarak karar verilmelidir. Bu durumda ise davacının 30.9.2004 tarihli ıslah dilekçesinde faiz isteği bulunmadığı halde ıslah ile artırılan miktar için faize hükmedilemez. Yerel mahkemece bu yön üzerinde durulmadan ıslah ile artırılan miktar içinde olay tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olması doğru değildir. Ne var ki; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca karar düzeltilerek onanmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda (2) numaralı bentte gösterilen nedenle hüküm fıkrasında yer alan "6.6.1998 kaza tarihinden itibaren" sözcüklerinin çıkarılarak yerine "750.000.000 liranın olay tarihinden itibaren yasal faiz ile 9.362.764.342 lira için faiz yürütülmeden tahsiline" sözcük dizisinin eklenmesine, davalının diğer temyiz itirazlarının ise (1) numaralı bentte gösterilen nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve temyiz eden davalı yararına takdir olunan 450,00 YTL duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 11.4.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy