(1086 S. K. m. 275) (818 S. K. m. 41, 42, 43, 47)
Dava: Davacı İ. E. ve R. E. vekili Avukat A. A. tarafından, davalı Aksa Akrilik Kimya San. ve Tic. A.Ş. ve S. E. mirasçıları aleyhine 17.11.1999 gününde verilen dilekçe ile tazminat vs. istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davalı S. E. hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, davalı şirket hakkındaki davanın kısmen kabulüne dair verilen 29.12.2004 günlü kararın Yargıtayda duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili ve davalı şirket vekili Avukat O. G. taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 8.11.2005 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat A. A. ile karşı taraf davalılardan Aksa Akrilik Kimya San. ve Tic. A.Ş. vekili Avukat O. G. geldiler, diğer davalılar adlarına kimse gelmedi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacıların öteki temyiz itirazlarına gelince;
a) Dava, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacılar dava dilekçesinde 17 Ağustos 1999 tarihinde meydana gelen deprem sırasında enkaz altında kalanlara yardım etmeye çalışırken davalı şirketin fabrikasından kaynaklanan kimyasal madde sızıntısı nedeniyle zehirli gaza maruz kaldığını, bu maddenin etkisinden kurtulmak için bu yerden uzaklaşmak zorunda kaldığını maddi ve manevi zarara uğradığını belirtmiştir.
Davacılar vekili dava dilekçesinde maddi tazminat kalemlerini tek tek açıklamamıştır. Ancak hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporuna karşı beyanda bulunduğu dilekçesinde maddi tazminat isteminin hangi kalemlerden oluştuğunu belirtmiştir. Mahkemece yapılacak iş, bu zararların davalının tesisinden çıkan zehirli gazdan kaynaklanıp kaynaklanmayacağı, zarar gördüğü belirtilen eşyaların tekrar kullanılıp kullanılamayacağı, kullanılacaksa ne gibi giderlerin yapılması gerektiği uzman bilirkişiden alınacak raporla belirlenerek zararın tespiti gerekirken, davacıların tüm zarar kalemlerini içermeyen bilirkişi kurulu raporuna göre karar verilmiş olması doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır.
b) Davacılar birden fazla olduğu halde mahkemece tek manevi tazminata hükmedilmesi doğru değildir. Her davacı için ayrı manevi tazminata karar vermek üzere karar bozulmalıdır.
3- Tarafların öteki temyiz itirazlarına gelince; davalı şirket hakkındaki maddi ve manevi tazminat istekleri kısmen kabul edilmiştir. Şu durumda davacılar ve davalı şirket yararına maddi ve manevi tazminatlar için kabul ve reddedilen miktarlar üzerinden ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri gerekir. Yerel mahkemece bu yön gözetilmeden davacılar ve davalı şirket için tek vekalet ücreti takdiri kabul biçimi bakımından doğru değildir. Karar bu nedenle de bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2 a ve b) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacılar yararına, (3) nolu bentte gösterilen nedenlerle taraflar yararına BOZULMASINA, tarafların öteki temyiz itirazlarının (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve temyiz eden davacılar yararına takdir olunan 400,00 YTL duruşma avukatlık ücretinin davalı şirkete ve temyiz eden davalı şirket yararına takdir olunan 400,00 YTL duruşma avukatlık ücretinin de davacılara yükletilmesine ve davalı şirketten peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 08.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy