(818 S. K. m. 49) (4721 S. K. m. 24)
Dava: Davacı Cuma Özdemir vekili Avukat Mehmet Kılıç tarafından, davalı Emin Şahin aleyhine 6.9.2002 gününde verilen dilekçe ile haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 1.12.2003 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istem kısmen kabul edilmiş, karar taraflarca temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının İçişleri Bakanlığına ve Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği şikayet dilekçeleri ile belde halkından Cami İhtiyaçları için toplanan paraların yatılı kuran kurslarına, Hizbullah vb. şeriat örgütlerine aktarıldığı yolunda söylentiler olduğunu; beldeden bir kısım çocukların belediyeye ait tabelayı tahrip ettiklerinden bahisle davacının adliyeye çocukları şikayet etmesi üzerine ricaya gelen kişilere bunlar Beton Mustafa Atatürk'ün piçleridir diyerek Atatürk'e hakaret ettiği, bu şikayetlerin bildirildiği Jandarma Komutanının davacı hakkında işlem yapmayarak şeriatçı yobaz zihniyete sahip çıktığı şeklinde ağır ithamlarda bulunarak kişilik haklarına saldırıda bulunduğundan bahisle manevi tazminat istemiştir.
Davalı cevabında, şikayet hakkını kullandığını belirterek davanın reddini savunmuş, iddiaların belde halkı arasında söylenti haline geldiği konusunda da tanık dinletmiştir.
Mahkemece davacı hakkında taşıt kanununa muhalefet, yardım toplama kanununa muhalefet ve usulsüz traktör-bilgisayar alımları nedeniyle açılan kamu davaları olduğu, bu hususlarda şikayet hakkı sınırlarının aşılmadığı, ancak Atatürk'ün manevi şahsiyetine ve çocuklara hakaret ile illegal örgütlere yardım ve yataklık ettiği iddiaları konusunda şikayet hakkı sınırlarının aşıldığı gerekçesiyle istem kısmen kabul edilmiştir.
Dosya kapsamında dinlenen davalı tanıkları belde halkı arasında belediye araçları ile toplanan kurban derilerinin kur'an kurslarına ve Hizbullah'a verildiği konusunda söylenti olduğunu belirtmişlerdir.
Davacının Atatürk'ün manevi şahsiyetine ve çocuklara hakaret ettiği iddiası tanıklara sorulmamış, bu hususta beyanları alınmamıştır. Bu haliyle yapılan inceleme eksik olup anılan tanıkların yeniden çağrılarak davacının Atatürk'e ve çocuklara hakaret ettiği iddiasıyla ilgili bilgi ve görgüleri sorulup varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
Anılan yön gözetilmeden eksik inceleme sonucu verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine, 23.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy