(4077 S. K. m. 22, 23) (Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri Yönetmeliği m. 9)
Dava: Davacı TÜKODER (Tüketiciyi Koruma Derneği) vekili Avukat Ali Er tarafından, davalı Sanayi Ticaret Bakanlığı vd. aleyhine 9.1.2004 gününde verilen dilekçe ile tüketici hakem heyetine üye seçim kararının iptali ile davacı temsilcisinin görevlendirilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; idari yargı yerinin görevli olduğuna dair verilen 26.2.2004 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: Dava, uygulamanın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, tüketici sorunları hakem heyetinde derneklerinin temsilcisinin görevlendirilmesi gerekirken bir başka dernek temsilcisinin görevlendirilmesine ilişkin işlemin iptali isteminde bulunmuştur. Mahkemece, davaya konu işlemin idari makam tarafından oluşturulduğu ve idari nitelikte bulunduğu gerekçesiyle yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmiştir.
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 22. maddesinin 1. fıkrasında, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın tüketici sorunları hakem heyeti oluşturmakla görevli bulunduğu belirtilmiş; 2. fıkrasında ise heyette tüketici örgütlerinin seçeceği bir üyenin de yer alacağı ön görülmüştür. Maddenin son fıkrasında da, heyetlerin kurulmasının, çalışma usul ve esasları ile diğer hususların bakanlıkça çıkarılacak bir yönetmelikle düzenleneceği hükmüne yer verilmiştir. Bu konuda çıkarılan Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri Yönetmeliği'nin 9. maddesinde ise, tüketici örgütleri temsilcilerinin tespitine ilişkin düzenlemeler yapılmıştır.
Yasada, tüketici örgütleri temsilcilerinin belirlenmesinde göz önünde bulundurulacak ölçütler ile ilgili hüküm bulunmamaktadır. Bu konunun, yönetmelik ile düzenleneceği belirtilmiş ve yönetmeliğin 9. maddesi ile saptanmıştır. Yönetmelik hükümlerine göre temsilci seçiminde idarenin takdir yetkisi bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Diğer yandan, Yasanın 23. maddesinde, bu kanunun uygulanması ile ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı kuralı yer almıştır.
Tüm bu açıklamalar ışığında, mahkemenin görevli bulunduğunun kabulü gerekir. Mahkemece, işin esasının çözümlenmesi yerine yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA; 20.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy