(1512 S. K. m. 162) (818 S. K. m. 41, 142)
Dava: Davacı Ufuk K. vekili Avukat H.K. tarafından, davalı Mehmet Ç. aleyhine 14.12.2005 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 13.11.2006 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: Dava, Noterlik Kanunu'nun 162. maddesine dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı, dava dışı kişiden satın aldığı aracın, satış işleminin davalı noter huzurunda yapıldığını, davalı noterin, görevi gereği kendisinden beklenen özen ve ihtimamı göstermeyerek sonradan sahte olduğu belirlenen trafik tescil belgesi ile fenni muayene izin belgesine göre gerçekte çalıntı olan bu aracın kendisine satılmasına neden olduğunu belirterek uğradığı maddi zararın tazminini istemiştir.
Mahkemece, ...davacının haksız fiil sahibine karşı hiçbir dava ve takip yapmayarak doğrudan doğruya noter hakkında eldeki bu davayı açtığı, ancak davanın ön şartlarının bulunmadığı, öncelikle davacının haksız fiil sahibi kişiye karşı alacak davası açması, icra takibinde bulunması ve ondan alacağının tahsili yönünde hukuki yolları zorlaması ve bunlar gerçekleşmediği takdirde ise o zaman aracı kurum olan noter aleyhine dava açması ve bu durumda açılacak davada noterin sorumluluğunun o dosyada tartışılması ve illiyet bağının kesilip kesilmediğinin o zaman takdir ve münakaşa edilmesi gerektiği... belirtilerek ön şartlarının yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir, karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu olayda; davacı, dava dışı kişiden bir otomobil satın almış ve satış sözleşmesi davalı noter tarafından düzenlenmiştir. Ancak, sonradan davacının satın almış olduğu aracın çalıntı olduğu, satış sözleşmesi sırasında davalı notere sunulan bazı belgelerin sahte olduğu anlaşılmış ve araç, davacının elinden çıkmıştır.
Dava dilekçesinde; davalı noterin, araç satış sözleşmesinin düzenlenmesi sırasında satış sözleşmesine ekli bulunan fenni muayene izin belgesindeki şase numarası ile ruhsat üzerinde bulunan şase numarasının birbirinden farklı olmasına rağmen gerekli özen ve ihtimamı göstermeyerek bu farklılığın üzerinde durmadan satış işlemini yapması nedeniyle kusurlu olduğu belirtilerek davacı tarafından dava dışı kişiye ödenen araç satış bedelinin tahsili istenmiştir.
Davalı, İ. 12. Noteri olup sorumluluğu 1512 sayılı Noterlik Kanununun 162. maddesine dayanmaktadır. Dava konusu uyuşmazlık ise, hukuki nitelik açısından haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Davalı noterin sorumluluğu, haksız eylemin asıl faili olduğu belirlenen ve hakkında kamu davası açıldığı anlaşılan dava dışı üçüncü kişinin ödeme aczine, hakkında takip veya dava açılmasına bağlı değildir. Davalı ve üçüncü kişi, davacının zararı nedeniyle davacıya karşı müteselsil sorumlu durumundadırlar. Borçlar Yasasının 142. maddesine göre; alacaklı, müteselsil borçluların tümünden veya birinden (veya birkaçından) borcun tamamen veya kısmen ödenmesini isteyebilir. Borcun tamamen ödenmesine kadar bütün borçluların sorumluluğu devam eder.
Dosya içindeki bilgi ve açıklamalardan da; davalı noterin katibi hakkında dava konusu olay nedeniyle kamu davası açıldığı anlaşılmaktadır. Müteselsil sorumluluk gereği, önce haksız eylemin faili konumunda olan üçüncü kişilere gidilmesi gerekmeyip zararın davalıdan istenmesine de engel bir durum yoktur. Bir başka deyimle, tahsilde tekerrüre düşülmemek kaydı ile zarar, noter olan davalıdan da istenebilir. Bu nedenle mahkemenin yukarıda yazılı gerekçesi doğru ve yerinde görülmemiştir. Şu durumda, mahkemece işin esası incelenerek tarafların delilleri toplanmalı, noter katibi hakkında açılan ceza dosyası getirtilmeli, gerekirse bu ceza dosyasının sonuçlanması ve kesinleşmesi beklenmeli ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek davalının sorumluluk durumu ile zararın kapsamı belirlenmeli ve varılacak uygun sonuç çevresinde bir karar verilmelidir. Mahkemece, açıklanan bu yönler nazara alınmadan eksik inceleme ve yanılgılı gerekçe ile davanın reddi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 21.11.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy