(4077 S. K. m. 1, 2, 3, 23)
Dava ve Karar: Davacı İ.K. vekili Av. Ş.G. tarafından, davalı TEDAŞ Şanlıurfa Müessese Müdürlüğü aleyhine 08.07.2005 ve 23.02.2006 gününde verilen dilekçeler ile tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kabulüne dair verilen 07.11.2006 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 19.02.2008 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı kurum adına kimse gelmedi, karşı taraftan davacı vekili Av. Ş.G. geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Davacı, davalı şirkete ait trafodan kaynaklanan nedenlerle oturduğu evde elektrik kontağından yangın çıktığını iddia ederek, uğradığı zarar için maddi manevi tazminat istemiştir.
Davalı vekili, davalı kurumun elektrik hatlarından kaynaklanan yangın çıktığına dair bir başvuru yapılmadığını, davacının kendi iç tesisatından kaynaklanan zararı davalıdan isteyemeyeceğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
4822 sayılı Yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde, yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde, Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder. şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı Yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davalının sattığı elektriği davacı kullanmaktadır ve tüketici konumundadır. Bu nedenle davacı ile davalı arasındaki ilişkinin 4077 sayılı Yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı Yasanın 23. maddesinde bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa Tüketici Mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Bu durumda mahkemece, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenerek davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdiden incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 19.02.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy