4. Hukuk Dairesi 2008/11088 E., 2009/6022 K. HAKSIZ EYLEM NEDENİYLE TAZMİNAT
818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 41 ] 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 42 ] 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 43 ]
"İçtihat Metni"
Davacı E... Çevre ve Orman Müdürlüğü vekili tarafından, davalı Çetin aleyhine 17.04.2006 gününde verilen dilekçe ile Tabiatı Koruma Mani'nin tahrip edilmesi nedeniyle tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; mahkemece davanın reddine dair verilen 05.05.2008 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Dava, Tabiatı Koruma Alanı'na çeltik ekilmesi nedeniyle uğranılan zararın ödetilmesine ilişkindir. Yerel mahkemece dava reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı idare, mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne ait olup 1. derece doğal sit alanı olan ve Tabiatı Koruma Alanı olarak belirlenen taşınmazın ve göl sahasında davalı tarafından çeltik ekilmek suretiyle yıkılıp bozulması sonucu uğranılan zararın ödetilmesini istemiştir.
Davalı ise, hakkındaki ceza davasından beraat ettiğini, dava konusu taşınmazı dava dışı Seçkin'in malikinden kiraladığını ve kültür arazisi haline getirdiğini, arazide işçi sıfatıyla bulunurken hakkında tutanak tutularak dava açıldığını ileri sürerek davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, davalının Vakıflar Bölge Müdürlüğümden kiraladığı yeri ıslah ederek tarım ürünü ektiği, kira sözleşmesinin davalıya yeri ıslah yükümlülüğü getirdiği, aksi halde cezai şart öngörüldüğü, taşınmaz ile ilgili Tabiatı Koruma Alanı ilanı kararının mahallinde ilan edilmediği ve kiralayanın bunu bilmesi gerekip davalının kusuru olmadığı gerekçesi ile istemin reddine karar verilmiştir.
Dava konusu zarar gören yerin bir bölümünün mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne ait 2803 parsel, bir bölümünün de Küçük Gala Gölü kapsamında kaldığı, buraların 07.08.1991 günlü Bakanlar Kurulu kararı ile Tabiatı Koruma Alanı olarak ilan edildiği, 03.05.2005'de ise Gala Gölü Milli Parkı olarak belirlendiği anlaşılmaktadır. Bu tarihlerden önce ve sonrasında Hazine arazilerinin Milli Emlak Müdürlüğü veya Tarım Reformu Bölge Müdürlüğü tarafından, Vakıflar Genel Müdürlüğü arazilerinin ise Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından dava dışı kişilere kiralandığı anlaşılmaktadır. Davalı kiracı olmadığı halde, başkasının kiraladığı taşınmazda ve göl yatağı sayılan yerlerde ekim yapmıştır. Davalı sadece ekim yapmakla kalmamış, kanal açmak ve sazlıkları yakmak suretiyle doğal yapıyı bozarak ekim alanını genişletmiştir. Açıklanan bu eylemlerin doğal yapıyı ve ekolojik dengeyi bozacak nitelikte olduğu kuşkusuzdur. Davalının bu eylemi Ceza Hukuku açısından suç oluşturmasa da, haksız eylem niteliğindeki bu davranışından kaynaklanan zarardan sorumludur. Bu nedenle zararın kapsamı üzerinde durularak varılacak sonuca göre karar vermek gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçe ile davanın reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davacı yararına (BOZULMASINA) 28.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy