(818 S. K. m. 105)
Dava: Davacı S.Ş. vekili Avukat E.Ö. tarafından davalı A.Z. Aleyhine 26.05.2004 gününde verilen dilekçe ile munzam zarar ödetilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18.04.2008 günlü kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne ve miktar itibariyle duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddedilmelidir.
2- Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, munzam zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, dava dışı üçüncü kişi T.T.'nin borcunu ödememesi üzerine icra takibi başlatarak aracı üzerine haciz uygulattırdığını, davalının da aynı borçludan alacaklı olduğu iddiası ile yine aynı araç üzerine haciz koydurduğunu, satışa çıkartılan hacizli aracın ihale sonucu davacı tarafından satın alınması üzerine düzenlenen sıra cetvelinde davalının ilk sırada alması nedeniyle satış bedelinin davalı alacaklıya ödenmesine karar verildiğini, İcra Tetkik Merciinde sıra cetveline itiraz ettiğini, isteminin reddedildiğini, Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde muvazaalı icra takibi yapıldığı iddiasıyla sıra cetvelinin iptali davası açtığını, davalı alacağının muvazaalı olduğuna karar verilip icra takibinin iptaline ilişkin kararın kesinleştiğini, bu yüzden ihale bedelini 03.11.2003 günü faizsiz olarak aldığını, 06.05.1999 günü alması gereken ihale bedelini gecikmeli ve faizsiz olarak 03.11.2003 gününde alınması nedeniyle zararın meydana geldiğini iddia ederek yasal faizi ve munzam zararın davalıdan alınmasını istemiştir.
Davalı ise kendisine husumet düşmeyeceğini, nemalandırmanın icra dairesi tarafından yapılması gerektiğini ileri sürerek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, davalının kanıtlanan muvazaalı işlemi gerçekleşmemiş olsa idi icra dosyasındaki tutarın, satışın kesinleşmesi üzerine ihalenin feshi davasının reddine ilişkin Alanya İcra Tetkik Merci kararının kesinleştiği 6.5.1999 günü davacıya ödenebileceği dikkate alındığında, munzam zararın başladığı 6.5.1999 günü ile paranın icra dosyasına yatırıldığı 30.10.2003 günü arasındaki süre yönünden yapılan değerlendirmeler sonucunda temerrüt faizinin 7.025,27 YTL TEFE, TÜFE artışları döviz kurları, altın fiyatları ortalamasına göre munzam zararın 10.442,00 YTL, yasal faizi aşan kısmının da 3.416,72 YTL olduğu gözetilerek, davacının temerrüt faizi ile birlikte faizle karşılanamayan munzam zararını isteme hakkı bulunduğu gerekçesiyle istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın dayanağının oluşturan bilirkişi raporunda, belirtilen dönem için Merkez Bankası gecikme faizi oranları dikkate alınarak hesaplama yapılmış, yerel mahkemece hem gecikme faizinin hem de munzam zarar tutarının kabulüne karar verilmiştir. Ancak, zararın doğuşu paranın değer yitirmesine dayandırıldığından BK'nın 105. maddesi uyarınca zararın somut olaylara dayanılarak kanıtlanması gerekmektedir. Yasa koyucu tarafından, paranın değer yitirmesi, mevduat faiz oranlarındaki artışlar gözetilerek gecikme faizi oranları belirlendiğinden yaşanan yoğun enflasyona dayanılarak tazminat istenilmesi, yasa koyucunun iradesiyle bağdaşmamaktadır. Aynı nedenlere dayanarak ve onun üzerinde oluşan munzam zararın kabul edilmesi gecikme faizi ile ilgili 3095 sayılı Yasa'daki düzenlemelere aykırıdır. Yerel mahkemece anılan yön üzerinde durulmadan gecikme faizini aşan şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK'un 438/son maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle hüküm fırkasının 1 nolu bendinde yer alan ...Temerrüt faizi ile 316,72 YTL munzam zarar alacağının munzam alacağı yönünden 30.10.2003 tarihinden değişen oranlardaki reeskont faizi ile birlikte... sözcük dizisinin silinmesine; harç alınmasına ilişkin 2 nolu bendinde yer alan ...563,85... ve ...293,00... sayılarının silinerek yerine ...379,35 ve ...109,35... sayılarının yazılmasına, vekalet ücretine ilişkin 4 nolu bendinde yer alan ...1.253,00... biçimindeki sayılarının silinerek yerine ...843... sayılarının yazılmasına; davalının diğer temyiz itirazlarının (1) sayılı bentte gösterilen nedenle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 14.05.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy