4. Hukuk Dairesi 2008/2472 E., 2008/12944 K.
"İçtihat Metni"
Davacı A.. Rıza Ege ve diğerleri vekili Avukat N.. Şentürk tarafından, davalı B.. Tapu Sicil Müdürlüğü aleyhine 28/09/2006 gününde verilen dilekçe ile davacıların murusi ile tapu kaydında malik olarak görünen kişinin aynı kişi olduklarının tespitinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28/11/2007 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, davacıların murisi ile tapu kaydında malik olarak görünen kişinin aynı kişi olduklarının tespiti istE.. ilişkindir. Mahkemece istem kabul edilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar 316 parsel sayılı taşınmazda (1/6) oranında hissedar olarak gözüken M.. Şengönül ile nüfus kayıtlarına E.. (Şengönül) Yağcıoğlu olarak görünen kişinin aslında aynı kişi olduklarını; kayıtlardaki M.. Şengönül'ün aslında 1334 tarihinde vefat ettiğini, sonradan doğan E.. Şengönül'ün M.. Şengönül olarak hayatını sürdürdüğü ve evlilikten dolayı Yağcıoğlu soyadını aldığını belirterek 316 parsel sayılı taşınmazda (1/6) hisse sahibi mA..k olarak gözüken C.. (kızı) M.. Şengönül'ün kardeşi E.. (Şengönül) Yağcıoğlu ile aynı kişi olduğunun tespitini istemişlerdir.
Mahkemece tapu kayıtları, nüfus kayıtları, kadastro tutanağı incelenerek ve tanık beyanları esas alınarak istem kabul edilmiştir.
Dosyada bulunan aile nüfus kayıt örneği incelendiğinde C.. kızı M.. Şengönül'ün 01/07/1915'de doğup 10/05/1918'de vefat ettiği, kardeşi olarak E.. Şengönül'ün ise 11/01/1918 tarihinde doğduğu anlaşılmaktadır. Tapu kaydında ise hissedar olarak M.. Şengönül görünmektedir. Her ne kadar davacılar tapu kaydındaki hissedar M.. Şengönül'ün aslında E.. (Şengönül) Yağcıoğlu olduğunu iddia etmiş ise de nüfus kayıtlarında farklı kişiler ve kardeş olarak kayıtlı bulunduklarından aslında aynı kişi olduklarının tespitine dair dava açılamaz. Ancak, 316 parsele dair tapu kaydının (1/6) hisseye yönelik kısmının iptali ile tesciline ilişkin eda davası açılmalıdır. Eda davası açılabilecekken tespit davası açılamayacağından istemin reddi gerekir.
Anılan yön gözetilmeden verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA 30/10/2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.