4. Hukuk Dairesi 2008/2920 E., 2008/12623 K. DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI HAKSIZ EYLEM NEDENİYLE TAZMİNAT İŞ GÖREMEZLİK TAZMİNATI MANEVİ TAZMİNAT TAZMİNATIN HESAPLANMASI
818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 41 ] 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 47 ]
"İçtihat Metni"
Davacı H.AIper vd. vekili tarafından, davalı Berrin ve A... Anonim Türk Sigorta A.Ş. aleyhine 11.03.2005 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 10.12.2007 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Berrin ile davacılar vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektiriri nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının tüm, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacıların diğer temyiz itirazına gelince; asıl dava, yaralanan tarafından açılmış ve tedavi gideri ile geçici iş göremezlik nedeni ile maddi tazminat ve yaralanması nedeni ile de manevi tazminat istemine ilişkin iken, davacı yargılama sırasında ölmüş, bu nedenle de yerine mirasçıları ikame olmuştur. Birleştirilen davada ise, ölenin mirasçıları, trafik kazası sonucu, murislerinin ölümü nedeni ile destekten yoksun kalma tazminatı isteminde bulunmuşlardır. Mahkemece, asıl dava yönüyle, davacının dava sırasında öldüğü anlaşıldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, birleşen dava yönüyle ise, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacılar ve davalılardan Berrin tarafından temyiz edilmiştir.
a-) Davacıların murisi, kazadan sonra 8 ay kadar hastanede kalmış ve bu arada dava açılmıştır. Asıl dava yönünden ölenin kaza tarihi ile ölüm tarihi arasındaki geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderine hükmedilmesi gerekirken anılan şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmediğinden, kararın bozulması gerekmiştir.
b-) Davacı muris, ölmeden önce açtığı davada, yaralanması nedeni ile manevi tazminat talep etmiştir. Yaralanma nedeni ile açılan manevi tazminat davasındaki talep hakkının miras yolu ile mirasçılara geçtiğinin kabulü gerekir. Bu nedenle, bu yönüyle de verilen karar yerinde görülmediğinden, bozulması gerekmiştir.
c-) Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri gözönünde tutarak manevi zarar adı ile hak. sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken, ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
BK 47. maddede belirlenen ilkeler karşısında, ölenin davacılara olan yakınlığı, olayın tarihi ve oluş şekli ile tarafların ekonomik, sosyal durumlarına göre davacılar lehine hükmedilen tazminat miktarları azdır. Daha yüksek miktarda bir manevi tazminata karar verilmesi gerekirken, belirtilen gerekçelerle daha alt seviyede bir miktara karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu yönüyle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2. a-b-c) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar yararına (BOZULMASINA), davacıların diğer, davalıların tüm temyiz itirazlarının ise, ilk bentte açıklanan nedenlerle reddine, 23.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy