(818 S. K. m. 49)
Dava: Davacı Hüseyin Öztoprak vekili Avukat Cihat Eren tarafından, davalı Lüleburgaz Tredaş İşletme Müdürlüğü aleyhine 1/1/2007 gününde verilen dilekçe ile haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat ve alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 13/3/2008 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacının diğer temyiz itirazına gelince; davacı, davalı işletmenin görevlileri tarafından hakkında kaçak elektrik kullanım tutanağı düzenlenerek haksız yere elektrik hırsızlığı suçunu işlediği iddiası ile suç duyurusunda bulunulması nedeniyle manevi tazminat isteminde bulunmuş ayrıca kaçak elektrik kullanım bedeli adı altında fahiş olarak tahakkuk edilerek kendisinden tahsil edilen paranın iadesini istemiştir.
Mahkemece, davacının maddi ve manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu olayda; endeks okuma firmasının ihbarı üzerine davacının sahibi ve abonesi olduğu eve gidilmiş, davalı işletme görevlileri tarafından yapılan incelemede, kofreden direk ayrı bir hat çekildiği, evde bulunan bazı elektrikli ev eşyaları çalıştırıldığında sayacın tüketimi yazmadığı tespit edilmiş ve 10.5.2004 tarihli tutanak düzenlenmiştir. Bu tutanağın altında davacının da imzası bulunmaktadır. Söz konusu tutanağın düzenlenmesinden sonra davacı adına 2.562,00 YTL kaçak elektrik kullanım bedeli tahakkuk edilmiştir. Davacı, kaçak elektrik bedeli faturasına itiraz etmiş ve davalı işletmenin fatura komisyonunca yapılan inceleme sonucunda hesaplamanın doğru yapıldığı belirtilerek davacının itirazı reddedilmiştir. Davacı bu bedeli 23.6.2004 tarihinde ödemiştir. Davacı hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulmuş ve davacı hakkında elektrik hırsızlığı suçundan kamu davası açılmıştır. Ceza mahkemesince; tutanak tanıkları ile davacı-sanığın tanıkları dinlenmiş, tutanak tarihi öncesi ve sonrası tüketime ilişkin bilgiler getirtilmiş ve mahallinde keşif yapılmıştır. Keşif sonrası elektrik mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; ...davacı-sanığın sahibi ve abonesi olduğu evde mevzuata aykırı bir şekilde kaçak elektrik kullanımının yapıldığının tespit edildiği, 90 gün için yapılan hesaplama sonucunda, kaçak elektrik kullanım bedelinin, ceza, vergi ve katma değer vergisi hariç olmak üzere 165,63 YTL olarak hesaplandığı... bildirilmiştir. Ceza mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; ...kaçak elektrik kullanılan meskende sanığın annesinin oturduğu, sanığın kaçak elektrik kullanılmasına sebep olan düzeneği hazırladığına ilişkin dosyada delil bulunmadığı... gerekçesi ile davacı-sanığın delil yetersizliğinden beraatine karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamından ve ceza davasına ait dosyanın içeriğinden; davacının sahibi ve abonesi olduğu meskende kaçak elektrik kullanıldığı sabittir. Şu durumda hukuka aykırı olarak yapılan bir şikayet söz konusu değildir. Bu nedenle mahkemenin davacının haksız şikayet nedenine dayalı manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş olması doğrudur. Ancak davacı, manevi tazminat isteminin yanı sıra kaçak elektrik kullanım bedeli olarak ödediği miktarın fahiş hesaplandığını ileri sürerek bu paranın kendisine iadesini de istemiştir. Mahkemece, davalı işletme görevlileri tarafından yapılan hesaplama sonucu belirlenen kaçak elektrik kullanım bedelinin miktarının ve yapılan hesaplamanın ilgili yönetmelik hükümlerine uygun olup olmadığı üzerinde durulmadan ve davacıdan tahsil edilen bu miktarın doğru olup olmadığı denetlenmeden eksik inceleme ile bu kalem istem de reddedilmiştir. Şu durumda mahkemece, kaçak elektrik kullanım bedelinin, gerçek miktarının ilgili yönetmelik hükümlerine uygun şekilde hesaplama yapılarak belirlenebilmesi amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmalı, belirlenen miktara göre davacıdan fazla tahsil edilmiş para var ise bunun davacıya iadesi yönünde karar verilmesi gereklidir. Mahkemece yukarıda açıklanan yön gözetilmeksizin eksik inceleme sonucu davacının alacak isteminin reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA; davacının diğer temyiz itirazlarının ise ilk bentte açıklanan nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 14.01.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy