(4721 S. K. m. 174) (818 S. K. m. 41)
Dava: Davacı Döne Parlak ve Ayşe Parlak vekili Avukat Yusuf Yağmur tarafından, davalı Rüstem Parlak aleyhine 27/02/2007 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; istemin kısmen kabulüne dair verilen 25/03/2008 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının Ayşe Parlak'a yönelik temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalının Döne Parlak'a yönelik temyizine gelince; davacılar, davacılardan Döne Parlak'ın eşi, diğer davacı Ayşe Parlak'ın babası olan davalı Rüstem Parlak'ın kendilerine sürekli kötü muamele ve işkence derecesine varan eziyetlerde bulunduğunu, dövdüğünü ve şiddet uyguladığını, hakaret ve tehdit içeren tavırlar sergilediğini, tarafların 2005 yılından beri ayrı yaşadıklarını, son olarak Döne Parlak'ı bıçakla yaralayan davalının bu eylemi nedeniyle aile efradına kötü muamelede bulunmak suçundan cezalandırıldığını, davalının yol açtığı olaylar nedeniyle ruhi dengesi bozulan Ayşe Parlak'ın epilepsi hastalığına yakalandığını belirterek kişilik haklarına saldırıdan dolayı manevi tazminat istemişler; davalı ise, davacılardan Döne Parlak'ın aynı iddiaları boşanma davasının görüldüğü Kırşehir Aile Mahkemesinin 2006/414 Esas sayılı dosyasında da ileri sürdüğünü, o davada aynı olay nedeniyle davacılardan Döne Parlak yararına manevi tazminata hükmedildiğini, diğer davacı Ayşe Parlak'ın geçirdiği rahatsızlığın sebebinin kendisi olmayıp diğer davacı annesi olduğunu ileri sürerek istemin reddedilmesini istemiş; yerel mahkemece, davalının davacılara şiddet uyguladığının ve cezalandırıldığının sabit olduğu, boşanma davasında da aynı olay delil olarak gösterilmişse de Medeni Yasa'nın 174. maddesi gereğince kusursuz ya da az kusurlu eşin evlilik birliği süresince yaşadığı bütün olaylar bir bütün olarak değerlendirilerek tazminata hükmedildiğinden ve eldeki davada Döne Parlak yönünden haksız eyleme dayalı Borçlar Yasası'nın 41. maddesi kapsamında tazminat istendiğinden boşanma davasında manevi tazminata hükmedilmesinin eldeki davayı açmaya engel görülmediği gerekçesiyle davacıların manevi tazminat isteklerinin bir bölümü kabul edilmiş ve karar davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Dosya içeriğinden; davalı Rüstem Parlak'a karşı boşanma davası açan davacı Döne Parlak'ın, davalının gerçekleştirdiği eziyetlerin yaralamaya kadar vardığı, davalının bıçakla yaralama suçundan cezalandırıldığı, tarafların boşanmalarına ve Döne Parlak yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini istediği, Aile Mahkemesinde görülen boşanma davası sonunda evlilik birliğinin devamı sırasında Döne Parlak'ın yeğeni ile birlikte yaşayan davalının Döne Parlak'ı bıçakla yaraladığı ve kötü muamelede bulunmak suçundan cezalandırıldığı, evlilik birliğinin temelden sarsılmasında Döne Parlak'ın da kusurlu bulunduğunun kanıtlanamadığı, ortak hayatı sürdürmesinin Döne Parlak'tan beklenmeyecek biçimde Rüstem Parlak'ın kusurlu hal ve hareketleriyle evlilik birliğinin temelden sarsıldığı sonucuna varılarak tarafların boşanmalarına, başka bir kadınla yaşayarak ve Döne Parlak'a karşı şiddet uygulayarak boşanmaya neden olan olaylarda kusurlu olan Rüstem Parlak'ın eyleminin Döne Parlak'ın kişilik haklarına saldırı oluşturduğu gerekçesiyle Medeni Yasa'nın 174. maddesi gereğince Döne Parlak yararına manevi tazminat takdir edildiği anlaşılmaktadır.
Boşanma davasında, davacı yararına manevi tazminat gerektirdiği sonucuna varılan olay ile eldeki davada manevi tazminat istemine konu edilen olay aynıdır. Şu durumda Aile Mahkemesi tarafından Medeni Yasa'nın 174/2. maddesi gereğince manevi tazminata karar verildiğine göre manevi tazminatın bölünmezliği ilkesi gereğince aynı eylem nedeniyle farklı bir yasal düzenleme niteliğindeki Borçlar Yasası'nın 41 ve devamı maddeleri gereğince yeniden manevi tazminat istenemeyeceğinden davacılardan Döne Parlak'ın manevi tazminat isteminin tümden reddedilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davacılardan Döne Parlak yönünden BOZULMASINA; Ayşe Parlak'a yönelik temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 12.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy