(818 S. K. m. 41, 42, 43)
Dava ve Karar: Davacı E.T.A. vekili tarafından, davalı Maliye Hazinesi vd. aleyhine 29/01/2004 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen 16/10/2008 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 24/02/2009 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili ile karşı taraftan davalılar vekili geldiler. Açık durulmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kâğıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Sonuç: Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma gereğince karar verilmiş olmasına göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve davalılar yararına takdir olunan 625,00 TL duruşma avukatlık ücreti ile aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine 24.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ GEREĞİ YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
T.C.
ANKARA
ASLİYE 5. HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2008/271
KARAR NO: 2008/330
DAVA: TAZMİNAT
DAVA TARİHİ: 29/01/2004
KARAR TARİHİ: 16/10/2008
Taraflar arasındaki davanın yapılan açık yargılaması sonunda; dosya tetkik edildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 29.1.2004 tarihli dava dilekçesiyle Hazine ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüğüne izafeten Başbakanlık aleyhine açtığı davada; müvekkilinin İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün 1985/1323 sayılı dosyası ile ilgili olarak Adana Karataş İcra Müdürlüğünün 1985/163 talimat dosyasından yapılan ihale ile Karataş ilçesi, iskele Köyü 3708 parsel sayılı taşınmazın paydaşı olduğunu, paydaşlığın 12.1.1987 tarihinde tapuya tescil edildiğini, Karataş Asliye Hukuk Hâkimliğinin 6.5.1992 T. 1991/55 E. 1992/246 K. sayılı kararıyla 37Û8 parselin devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden bulunduğundan bahisle tapusunun iptali ile tescil harici bırakılmasına karar verildiğini, müvekkilinin paydaş olduğu taşınmazın elinden çıktığını, tasarruf hakkının elinden alındığım ileri sürerek; fazlaya ilişkin haklan saklı kalmak üzere 5.000.000.000 liranın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili; Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün Bayındırlık ve İskân Bakanlığına bağlı olduğunu, husumetin yanlış yönetildiğini, talebin zamanaşımı sebebiyle reddi gerektiğini, esastan da, dava konusu taşınmazın ilk malikleri olan E.Ö. ve G.C.'in borcundan dolayı satışa çıkarıldığını, davacının icra müdürlüğünce yapılan ihaleye girerek pay satın aldığını, taşınmazın vasfı sebebiyle Maliye Hazinesi tarafından açılan davanın haklı görülüp tapusunun iptal edildiğini, bu davada davacının da taraf olduğunu, kesin hüküm sebebiyle davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
Tapu Kadastro Genel Müdürlüğüne izafen Başbakanlığın hasım gösterilmesi temsilde hata olarak nitelenmiş ve davalı Genel müdürlüğün bağlı bulunduğu Bakanlığı temsilen Hazine vekili beyan ve cevaplarını bildirmiştir.
Davalı tarafın zamanaşımı itirazı yerinde bulunmamış, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 4. HD nin 7.2.2008 T. 2007/2918 E. 2008/1257 K. sayılı kararı ile bozulmuştur. Bozma kararında " davacı taşınmazı icra yolu ile satın almış ve 12.1.1987 tarihinde adına tecil ettirmiştir. Hazine, Karataş Asliye Hukuk Mahkemesi 1990/311 esas sırasında davacılar aleyhine açtığı dava ile taşınmazın evveliyatının "kumluk arazi" olduğunu iddia ederek tapu kaydının iptalini istemiştir. Mahkemece istem kabul edilmiş ve karar 30.11.1999 tarihinde Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmiştir.
Dava konusu taşınmaz davacılar aleyhine açılmış olan tapu iptali davasının sonuçlanıp kesinleştiği tarihte hukuken ellerinden çıkmıştır. Dolayısıyla zarar bu tarihte doğmuştur.
Öyleyse zamanaşımının başlangıç tarihi olarak tapu iptali kararının kesinleştiği gün olan 30.11.1999 tarihi esas alınmalıdır.
Sonuç olarak mahkemece zamanaşımı süresinin başlangıç tarihinin tapu iptali kararının kesinleştiği tarih kabul edilerek itirazın buna göre karara bağlanması ve davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken işin esası hakkında inceleme yapılmış olması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir" denmektedir.
Davacı tarafın karar düzeltme talebi aynı dairenin 23.6.2008 T. 2008/6736 E. 2008/8616 K. sayılı kararı ile yerinde görülmeyerek reddedilmiştir.
Usul ve yasaya uygun bulunan bozma kararma uyulmuş, bozma kararı doğrultusunda davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın zamanaşımı sebebiyle reddine,
Peşin harçtan 14.00.- YTL red harcının mahsusu ile fazlanın istek halinde davacıya iadesine,
Davacı tarafından karşılanan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından karşılanan Temyiz posta gideri 52,00- YTL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine
Avukatlık ücret tarifesine göre, 600,00.- YTL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzünde, temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 16.10.2008 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy