(818 S. K. m. 41)
Dava: Davacı vekili tarafından, davalı ve diğerleri aleyhine 21.04.2005 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın davalı belediye yönünden yargı yolu bakımından reddine, diğer davalılar yönünden kısmen kabulüne dair verilen 14/10/2009 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmiştir.
2-Öteki temyiz itirazına gelince; dava, davalılardan K.P.'a ait parselde diğer davalı yüklenici H.A. tarafından yapılan hafriyat sırasında oluşan toprak kayması nedeniyle davacının komşu parseldeki apartmanında meydana gelen maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece, davalılardan K.P. hakkındaki istemin reddine, öteki davalılar hakkındaki istemin bir bölümünün kabulüne ilişkin 27.07.2007 günlü ilk karar Dairemizce, arsa sahibi olan davalılardan K.P.'un da sorumlu tutulması ve öteki davalı Belediye Başkanlığı hakkındaki istem yönünden yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddedilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuştur. Yerel mahkemece bozmaya uyularak Belediye Başkanlığı hakkındaki istem yönünden mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesi reddedilmiş; öteki davalılar hakkındaki maddi tazminat isteminin bir bölümü kabul edilmiş; manevi tazminat istemi ise reddedilmiş ve karar davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Yerel mahkemece bozmadan önce verilen ilk kararında kabul edilen maddi tazminata dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmüş ve Dairemiz kararında bu konuda bir bozma yapılmadığından davacı yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur.
Yerel mahkemece açıklanan yön gözetilmeyerek, kabul edilen maddi tazminata faiz yürütülmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/7. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle hüküm fıkrasının maddi tazminat tutarına ilişkin 1 nolu bendinde yer alan ...74.571,18 TL bina değeri ve kira bedelinin... biçimindeki sayı ve sözcük dizisinden sonra gelmek üzere ...dava tarihi olan 21.04.2005 gününden itibaren yasal faizi ile birlikte... sayı ve sözcük dizisinin eklenmesine; öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin onanmasına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 03.02.2011 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy