(818 S. K. m. 42) (1086 S. K. m. 163)
Dava: Davacı Selçuk B. vekili Avukat Necmi Doğan tarafından, davalı Serhat Y. ve diğerleri aleyhine 18/05/2005 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 27/12/2007 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve davalı Serhat Y. vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; a) Dava, trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, davacının tedavi giderleri ile iş göremezlik zararına ilişkin istemler kanıtlanmadığı gerekçesiyle reddedilmiş; diğer istemlerin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı ile davalılardan Serhat Y. tarafından temyiz olunmuştur.
Davacının dava konusu trafik kazası nedeniyle hayati tehlike geçirmeden 90 gün mutat iştigaline engel oluşturacak biçimde yaralandığı hazırlık soruşturması sırasında alınan rapordan anlaşılmaktadır. Yaralanmanın derecesi, görülen tedavi süresi ve geçirdiği aşama gözetildiğinde davacının bazı tedavi gideri yapması olağan bir durumdur. Diğer yandan, olayın niteliği gereği bütün giderlerin belgelendirilmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğundan davacıdan her türlü tedavi giderini belgelendirmesi de beklenilemez. Bu konuda, BK'nın 42/2. maddesi yol gösterici nitelikte olup aynı zamanda, zararın gerçek tutarını belirleyecek olan yargıca da bir görev yüklemektedir. Şu durumda, davacıya tedavi giderlerine ilişkin istek kalemini kanıtlama olanağı tanınmalı, davacının bu giderlerini kanıtlayamaması durumunda, belgelenemeyen ancak tedaviye bağlı olarak yapılması olanaklı bulunan harcamalar konusunda doktor bilirkişiden rapor alınarak zarar kapsamı belirlenmeli, bu yöntemle de sonuca varılamadığı takdirde Borçlar Yasasının 42. maddesi gereğince yargıç tarafından kendiliğinden belirlenmesi yoluna gidilerek somut olaya uygun bir tutara karar verilmelidir. Yerel mahkemece, açıklanan yönler gözetilmeyerek, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
b) Davacının iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesi yönünde ara karar alınmış, bunun sağlanması için davacı yana kesin süre verilmiş ancak, davacı vekilinin Adli Tıp Kurumuna gitmek amacıyla başvurmaması nedeniyle kesin süreye uyulmadığı benimsenerek bu yöndeki istem reddedilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 163. maddesinde Yasa'nın belirlediği sürelerin kesin olduğu, verilen sürede yapılması gereken işlem yapılmadığı takdirde o hakkın düşeceği belirtilmiştir. Ancak, bu düzenlemenin uygulanabilmesi için kendisine kesin süre verilen tarafa kanıtlaması gereken konunun ne olduğu, hangi kanıtları sunması gerektiği, kesin sürede yapılması emredilen işlerin neler olduğu, kesin süre verilmesinin anlam ve sonuçları, kesin sürede işlem yapılmaması durumunda o iddiasını kanıtlayamamış sayılarak isteminin reddedileceği tutanağa yazılarak saptanmalı ve gerekirse imzası da alınmak suretiyle duraksamaya ve tartışmaya yol açmayacak biçimde açık ve kesin olarak anlatılmalıdır.
Dosya içeriğine göre davacıya verilen süre kesin nitelikte olmadığı, yukarıda açıklanan 163. maddenin amaç ve özüne uygun bulunmadığı anlaşılmaktadır. Şu durumda yerel mahkemece, davacıya Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 163. maddesine uygun şekilde kesin süre verilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması doğru olmadığından karar bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda 2/a-b bentlerinde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; davalının tüm, davacının öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve temyiz eden davacıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine, 15.04.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy