(818 S. K. m. 41, 43, 49) (1086 S. K. m. 275)
Dava ve Kar: Davacı Halil Kaya ve diğerleri vekili Avukat Mehmet Horuş tarafından, davalı Tüprag Metal Madencilik San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine 26/10/2006 gününde verilen dilekçeler ile asıl ve birleşen davalarda maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 09/09/2008 günlü kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacılar tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılar, davalı tarafından Uşak İli Ulubey İlçesi Gümüşkol Köyü yakınlarında siyanür kullanılarak işletilmekte olan altın madeninden 26 Haziran 2006 gününden itibaren çevreye yayılan siyanürden dolayı siyanürün zararlı sonuçlarına uğradıklarını, aynı günlerde Eşme ve köylerinde yaşayan birçok insanın aynı biçimde zarar görmesi üzerine kanlarındaki siyanür oranını laboratuarlara Ölçtürdüklerini ve ölüm tehlikesi atlattıklarını belirterek tüm bu analizler, ulaşım, bakım ve tedavi giderleri nedeniyle maddi; yaşanan olayların manevi sarsıntılara yol açtığı, günlerce ölüm ve sakatlanma korkusu yaşadıkları, yaşam hakkı, ruh ve beden sağlığı ile özel hayatlarının zarar gördüğü iddiasıyla manevi tazminat isteminde bulunmuşlardır.
Davalı ise, dava konusu edilen olayın siyanürle ve yaptıkları çalışma ile ilgisinin bulunmadığını, bu konuda Cumhuriyet Başsavcılığınca takipsizlik kararı verildiğini belirterek davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece; Eşme Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sonunda, 26 Haziran 2006 günü Eşme ilçesinde meydana gelen toplu rahatsızlanmaların şehir suyundaki bakteri sayısının artışından ileri geldiği saptandığından, davacılardaki rahatsızlık ve kanlarındaki siyanür düzeyinin yüksek, çıkmasının davalı şirketin çalışmalarından kaynaklandığının davacılar tarafından kanıtlanamadığı gerekçesiyle istem reddedilmiştir.
Yerel mahkemece benimsenen ve Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan raporda, su ve toprak örneklen üzerinde araştırma yapılarak sonuca varıldığı anlaşılmaktadır. Oysa eldeki davada, davalının siyanür kullanarak yaptığı çalışmalarının insan sağlığını olumsuz yönde etkilediği iddia edilmektedir.
Şu durumda, davacılar tarafından sunulan laboratuar raporları, dosyadaki tüm belge ve diğer raporlar gözetilerek, siyanürün davacıların sağlığı üzerine olumsuz etkisi olup olmadığı ve bunun davalı şirketin siyanür kullanarak altın madeni işletmesinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı konusunda üniversitelerin toksikoloji. patoloji, biyokimya ve farmakoloji bilim dallarında görevli öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi kurulundan rapor alınıp varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.
Yerel mahkemenin açıklanan yönler gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 19.11.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy