(2918 S. K. m. 2, 109) (765 S. K. m. 102, 459)
Dava: Davacı Hasan T. vekili Avukat S.Nesimi Aksu tarafından, davalı Hilmi B. ve İçişleri Bakanlığı aleyhine 31.07.2006 gününde verilen dilekçe ile trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 09.02.2009 günlü kararın Yargıtay'da duruşmalı olarak incelenmesi davalılardan Hilmi B. vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davalı İçişleri Bakanlığı vekili ve davacı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 11.05.2010 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı Hilmi B. vekili Avukat Dilek Özel ile karşı taraftan davacı vekili Avukat Volkan Akyüz geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi, Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Karar: Dava, trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş karar, davacı ile davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
Dava konusu trafik kazası 08.11.1994 günü meydana gelmiş, eldeki dava 31.07.2006 günü açılmış ve tazminat tutarı 29.12.2003 günlü ıslah dilekçesi ile arttırılmıştır. Davalılar tarafından süresi içinde zamanaşımı def iler ileri sürülmüştür.
2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası'nın 109/1 ve 2. maddesi gereğince; Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.
Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.
Dava konusu trafik kazasının birden çok kişinin yaralanması biçiminde gerçekleştiği trafik kazası tespit tutanağından anlaşılmaktadır. Buna göre eylem, olay gününde yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Yasası'nın 459/2. maddesinde düzenlenen suç kapsamında kalmakta olup aynı Yasa'nın 102/4. maddesi gereğince (uzamış) ceza zamanaşımı beş yıldır. Dava gününe göre her iki Yasa'da belirtilen zamanaşımı sürelerinin geçmiş olduğu anlaşılmaktadır. Davalılar tarafından dava dilekçesine ve ıslah dilekçesine karşı süresi içinde zamanaşımı defi ileri sürüldüğü halde yerel mahkemece, Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 08.05.2006 günlü raporunda davacının aktif polislik yapamayacağı ve Adli Tıp Kurumu'nun 21.03.2008 günlü raporunda belindeki kırıktan haberi olmadığının belirtildiği gerekçesiyle zamanaşımı sürelerinin bu tarihlerden başlaması gerektiği gerekçesiyle istemin bir bölümü kabul edilmiştir.
Oysa dosyada belirtilen her iki raporda da davacının 08.11.1994 günü meydana gelen trafik kazası nedeniyle yaralanmasına ilişkin bulgular tanımlanıp iyileşmiş olduğu belirtilmiştir. Somut olayda gelişen bir durum olmadığı gibi 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasasında belirtilen ...herhalde onyıllık... zamanaşımı süresi de dava ve ıslah tarihlerine göre olmuştur.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, istemin zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, davalıların tazminat ile sorumlu tutulmuş olmaları usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle davalılar yararına BOZULMASINA; bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden davalı Hilmi B. yararına takdir olunan 750,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine ve davalı Hilmi B.'den peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 11.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy